Anadolu Raylı Sistemler Kümelenmesi - Arus
Demiryolu Mühendisleri Derneği

Kocaoğlu : Metronun Kredi Onayı Neden Verilmez?

İzmir’de yayın yapan üç yerel radyonun ortak yayınına canlı yayın konuğu olarak katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gündeme damga vuracak önemli açıklamalarda bulundu.

15 Eylül 2017 Cuma, 13:47

İzmir’de yayın yapan üç yerel radyonun ortak yayınına canlı yayın konuğu olarak katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gündeme damga vuracak önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Kocaoğlu, İslam Kalkınma Bankasının İzmir’e vermeye hazır olduğu ve Narlıdere Metrosu için kullanacakları 110 milyon euroluk krediye ilişkin İller Bankası onayının mart ayından bu yana neden bir türlü verilemediğini sordu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’de yayın yapan üç yerel radyo, Romantik Türk, Can Radyo ve Yıldız FM’in ortak yayınına katıldı. Abdullah Polat, Gökhan Kafalı ve Melih Bingöl’ün sorularını yanıtlayan Başkan Kocaoğlu, kent ve ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

“Bir kişiliğim ve kırmızı çizgilerim var”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, geçtiğimiz hafta İZBAN’ın Selçuk hattının açılış töreninde yaşanan krize ilişkin soruları da yanıtladı. Başkan Kocaoğlu, Devlet Demir Yolları ile İzmir Büyükşehir Belediyesinin ortak yatırımı olan İZBAN’ın açılış ve temel atma törenlerini bugüne dek birlikte organize ettiklerini belirterek şunları kaydetti:

“Basında Sayın Başbakanımızın Selçuk’un kurtuluş gününü kutlamaya geleceği, oradan da Selçuk’ta İZBAN’a bineceği ve Torbalı’da ineceği söylemleri 15 gündür dolanıyordu. İZBAN’daki arkadaşlar Devlet Demir Yollarına soruyorlar, ‘nedir, ne değildir’ diye. Sanırım açılıştan bir hafta kadar önce Devlet Demir Yolları Genel Müdürü aradı. Kurtuluş etkinliği sonrası Selçuk’ta Başbakan’ın trene binip Torbalı’da ineceğini söyledi. ‘Tamam’ dedik. Bizim başka da bir şey bildiğimiz yok. Bize davetiye o gün geldi. Valilik tarafından hazırlanan bir davetiyede program yazılmış. Havaalanında Başbakan’ı karşıladık ve Selçuk’a gittik. Ancak ne Selçuk kutlaması ne de bir şey var. İZBAN’ın açılış töreni var. Lütfedip bize de konuşma verdiler. Sıram geldi kürsüye çıktım. Önce yuhalandık, ‘İn aşağı, konuşma’ denildi. Sonra Recep Tayip Erdoğan sloganları başladı. Bitmesini bekledim. Baktım ortam gergin, ‘Arkadaşlar, müsaade ederseniz kısa konuşup ineceğim’ dedim. Ancak yuhalamalar tekrar devam ediyordu. Konuşturulmamak üzere gelinmişti. Bu son derece çirkin bir şey. Orada Sayın Başbakan var; bakanlar, milletvekilleri, il başkanları var. Bunları kimin oraya getirdiği, kimin kurguladığı herkes tarafından biliniyor. Cevap hakkı doğmasın diye isim vermiyorum ama kimin nerede, nasıl, ne yaptığını, nasıl organize ettiğini hepimiz biliyoruz. Bunun üzerine terk etmek zorunda kaldık. Oradan birisi de kalkıp bir şey demedi. Herkes hatırlayacaktır, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılışında, zamanın Sanayi Bakanı Nihat Ergün’e protesto olunca, ben en şiddetli bir biçimde kürsüye fırlayıp herkesi susturmuş, cevap vermiştim. Fuar İzmir’in açılışında vali yardımcısına böyle bir protesto yapmaya kalktılar; yine ev sahibi olarak susturdum. Ancak burada ben yuhalandıkça, protokoldeki insanların yüz hareketleri, jest ve mimikleri hiç üzülmüş, böyle bir olaydan etkilenmiş gibi değildi. Bunları da bütün kamuoyu gördü. Yanlıştı, yapılmaması gerekiyordu. Biz bunları hak etmedik. Sayın Başbakan’ın çok ağır bir lafı var; ‘Demek ki Sayın Cumhurbaşkanımızın sloganını atılmasını hak edemiyor’ diye. Benim bugüne kadar devlet protokolüne yaptığım karşılama, uğurlama ve saygı da bir kusurum yok. Ben belediye başkanıyım. Neyi doğru biliyorsam onu uygularım. Yuhalamayı, ‘in aşağı’ söylemlerini ne yapacağız. Bu işin kazananı yok. Başbakan’ın, kendisinin olduğu yerde bu operasyonu düzenleyenlerden hesap sorması gerekir. Beni ararsa ben bu isimleri ona da söylerim. Böyle bir davranışın Başbakan’ın olduğu bir yerde yapılmasının hiçbir açıklaması yok. Bir daha da olmamasını diliyorum. Sayın Başbakan 8 Eylül’de geldi. İZBAN’ı birlikte açsaydık. Aynı zamanda ertesi gün İzmir’in kurtuluşu vardı; İstiklal Savaşı’nın bitişi, ülkenin kurtuluşu. Ülke İzmir’de düşmanın denize döküldüğü gün kurtuldu. Biz bu bayramı ülkenin kurtuluşu ve kuruluşu olarak kutluyoruz. Sayın Başbakan Cumhuriyet Meydanı’na çelenk koymaya gelseydi. Hükümet Meydanı’na birlikte gitseydik, etkinlikleri birlikte izleseydik. Cumhuriyet Meydanı’nda İzmir’in kutlamaları var ama aynı saatte Sayın Başbakan’ın programına Buca’da İnkılap İstasyonu’nun olduğu yerde temel atma töreni konulmuş. Bu çok büyük bir çelişki. Bunu kim kurguladı? Neden Sayın Başbakanı böyle bir pozisyona düşürdüler? Bunu da Başbakan’ın sorgulaması gerek. Benim bir kişiliğim var, kırmızı çizgim var. Haksızlığa, adaletsizliğe, kişileri rencide etmeye karşıyım. Kim kişiliğimi rencide etmeye kalkarsa, böyle bir pozisyon oluşturursa, elimden gelen tepkiyi gösteririm. Geçmişte de gösterdim. Burada da. Büyüğü, küçüğü, şu partilisi, bu partilisi, hısmı, akrabası benim için yoktur. Benim kırmızı çizgilerime dokunuyorsa, çocuğuma da yaparım bunu.”

İslam Kalkınma Bankası konusu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın “İzmir Büyükşehir Belediyesi, İslam Kalkınma Bankası da dahil birçok yere kredi için başvurduğu halde olumlu dönüş alamadı” yönündeki iddiasına da yanıt verdi. Programda tüm dinleyicilerin ve İzmirlilerin bu konuyu can kulağı ile dinlemesini isteyen Başkan Kocaoğlu, İslam Kalkınma Bankasından alınacak krediye ilişkin süreci şöyle anlattı:

“Narlıdere Metrosu için kredi arıyoruz. Zaten bu tür işler dışında kredi almıyoruz. Dünya finans kurumlarından krediyi bulduk. Bize maliyeti euro olarak libor+yüzde 2,85 ile 3 arası. Bu krediyi bir hafta içinde alabiliyoruz. Belediyemizin güçlü mali yapısı nedeniyle benim kredi bulamamam söz konusu değil zaten. Bunu Hamza Dağ da çok iyi biliyor. Bilmiyorsa da şimdi öğrensin. Ben diğer kurumlarla pazarlık ederken, İslam Kalkınma Bankasından yetkililer randevu alarak bana geldiler. İslam Bankası ile İller Bankası birlikte çalışıyor. İslam Bankası, Türkiye’deki işlerini İller Bankası ile anlaşarak çözüyormuş. ‘Yüzde 1,35 maliyet, yüzde 0,50’de İller Bankası komisyon alıyor. 1,85 maliyetle kredi veririz’ dediler. İller Bankasının 150 milyon euro aldığını, 40 milyonunu Antalya’ya verdiğini ve ellerinde 110 milyon euronun hazır olduğunu söylediler. Hatta ben de Buca Metrosu için 350-400 milyon euroya daha ihtiyacımız olduğunu bildirdim. ‘Onu da çözeriz’ dediler. Biz de hemen mart ayında İller Bankasına 110 milyon euroluk kredi için yazı yazdık; ses yok. İller Bankası Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı olduğundan bakanımızı ziyaret ettim. Bu konuda destek olmasını istedim. Bakanımız bu konuda artı ya da eksi bir şey söylemedi. Ben o tarihten itibaren Sayın Başbakanımızdan randevu bekliyorum. Görüşeceğim 5-6 konu var. Bu konuların içinde en önemlilerinden biri de bu. Krediyi yüzde 1,85 maliyetle alabilirsem alacağım; alamazsam metroyu durduracak halim yok; 2,85 ten alacağım. Ancak 1,85 dururken Başbakandan randevu alamadım diye böyle bir şey olmaz. Ciddi bir tasarruf söz konusu. Sonra tekrar Ankara’ya gittim, İller Bankası Genel Müdürü ile görüştüm. Beyefendi ‘biz bu 110 milyon euroyu kentsel dönüşümde kullanacağız; onun için veremeyiz’ dedi. Ben de teşekkür ettim, çıktım. Ertesi gün İslam Kalkınma Bankasına gittim. Oradaki yetkililer de, ‘110 milyon euro alt yapı yatırımlarına çıktı, kentsel dönüşümde kullanılamaz’ dedi. Ramazan ayında Binali Bey geldiğinde görüşemedim. O zamandan bu zamana, ben bu konuları konuşmak için randevu talep ettim, bekliyorum. 15 dakika görüşeceğim, olmazsa 2,85’e imza atacağım. Hamza Dağ İslam Bankasından ‘Büyükşehir kredi alamadı’ diyor. Siyaset yapıyoruz. Siyasette yüzde 3, yüzde 10, bazıları yüzde 50 abartı yapabilir. Ama İslam Kalkınma Bankası kredisi ile ilgili şu anlattığımdan başka bir şey yok.”

“Vermiyorlarsa ‘iş olsun, pahalı olsun’ diyeceğiz, yapacağız”

13 yıl önce Türkiye’nin en borçlu belediyelerinden biri olan İzmir Büyükşehir Belediyesinin bugün Türkiye’nin en güçlü belediyelerinden belki birincisi olduğunun altını çizen Başkan Kocaoğlu, “Cıngar nereden çıkıyor biliyor musunuz? 13 senedir piyasadayız. Borcumuzu bir gün bile geciktirmedik. Kredi notumuz uluslararası derecelendirme kuruluşlarında tavan yapmış halde. İslam Bankası da bunun için gelmiştir. Burada bir kaynak var. Diğer Adalet ve Kalkınma Parti’li belediyelerin elinde hazır onaylanmış proje yoktur, ondan da olabilir ama ben niye İzmir Büyükşehir Belediyesine geldiniz diye sormadım. Adalet ve Kalkınma Parti’li vekilin ‘kredi alamıyor’ esprisi ile ilgili de şunu söylemek istiyorum: Zaten bizim kredimiz hazır. Yüzde 2,85-3 aralığında hazır olan kredimiz şu an bloke durumda. Biz İslam Bankasından alabilir miyiz diye orayı bekletiyoruz. Hatta belediyemizin finans bölümünü aramışlar, kredi kullanılmayacaksa bekletmeyelim diye” diye konuştu.

İslam Bankası kredisi ile ilgili durumu Başbakan Binali Yıldırım’ın bilip bilmediği ile ilgili soruya da yanıt veren Başkan Kocaoğlu, “Başbakanımızın bu konuyu bilip bilmediğini bilmiyorum ama Hamza Dağ’ın açıklamasından, bu konunun belirli yerlerde konuşulduğunu, reddedilmek üzere karar verildiğini yorumluyorum. Çünkü benim bu konuyla uğraştığımı kimse bilmiyor. Konuşulmasında da yarar yok. Veriyorlarsa verecekler, vermiyorlarsa ‘iş olsun, pahalı olsun’ diyeceğiz, yapacağız” dedi.

“Randevu isteriz, alırsak gideriz”

Bazı AK Parti’li siyasetçilerin “Aziz Başkan randevu alamıyorsa biz alırız” şeklindeki açıklamaları ile ilgili bir soruya da yanıt veren Başkan Kocaoğlu, “Melih Gökçek veya Kadir Topbaş Başbakan ile görüşmek istediğinde milletvekilleri mi randevu alıyor? Böyle olursa bu iş başka mecralara gider. Bu kendilerine göre bir söylemdir. Söz sahibine aittir. Bizim randevu alamamamız gibi bir şey söz konusu değil. Bu konuda aracıya, tefeciye gerek yoktur. Randevuyu isteriz, alırsak gider konuşuruz” diye konuştu.

Büyükşehir merkezi hükümetten daha çok yatırım yaptı

Yine AK Parti’li vekillerin gündeme getirdiği “İzmir hükümet yatırımlarında ikinci sırada” şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Başkan Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesinin merkezinin hükümetin yatırımlarından daha çok yatırım yaptığını belirterek şunları aktardı:

“Geçen gün kalkmış biri de ‘İzmir Büyükşehir Belediyesine para veriyoruz, borçları ödedik’ demiş. Ne zaman para vermiş? İzmirli sanayici, esnaf Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün illerinden daha fazla vergi beyan ediyor ve ödüyor. Biz de ondan pay alıyoruz. Onun dışında hiçbir projeye merkezi hükümetten bir kuruş teberru almadım. İzmir’den merkezi bütçeye giden para 42 milyar liradır. Merkezi hükümetten gelen 2,5-3 milyar liradır. 13 milyar liralık zorunlu harcamaların haricinde. Bunu Hamza Dağ, diğer milletvekilleri, Sayın Başbakan sorgulayacaklar ve İzmirlilere cevap verecekler. Astronomik rakamlarla hızlı tren geliyor 10 milyar, otoban geliyor 2 milyar. Muhasebe şaşmaz; çift taraflıdır. Artısı eksisi sonunda tutar. Hazine’nin, Maliye Bakanlığının rakamlarına bakıldığında kimin ne kadar yatırım yaptığı görülür.”

“Tramvaydan memnun olacaklar”

Tramvay’ın İzmir için gerekli olup olmadığı yönündeki tartışmalara da değinen Başkan Kocaoğlu, “Bölgenin ve yolcunun durumuna göre metro, tramvay projelerini hayata geçiriyoruz. Karşıyaka tramvayını Katip Çelebi Üniversitesi, Çiğli Ata Sanayi, Atatürk Organize Sanayi Bölgesinden geçecek şekilde uzatıyoruz. Karşıyakalı nasıl tramvaydan memnunsa, Konak bölgesinde oturan vatandaşlarımız da memnun olacaktır. Yılbaşında bitiyor, yaşayarak göreceğiz. Tramvay İzmir’in en önemli projelerinden birisidir. Trafiği aksatıyor mu rahatlatıyor mu göreceğiz. Ben vatandaşlarımızın memnuniyet düzeyinin maksimuma çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.

İZBAN’da hat kirası sorunu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, belediye ile TCDD’nin ortak kuruluşu İZBAN’ın kullandığı demiryolu hattı için talep edilen kira bedeline de değinerek, “Devlet Demir Yolları ‘5 milyon dolar artı 5 milyon euro bedelle hattımı kiraya vermek zorundayım’ diyor. İZBAN’ın geliri yok, borç ödüyoruz. Bu kiranın makul bir düzeye getirilmesi lazım. Sadece Büyükşehir Belediyesi değil kirayı İZBAN da ödüyor. İZBAN’da para yok. 5 lira ben, 5 lira Devlet Demir Yolları, 5 lira devlet ödüyor ama 10 lirası yine Devlet Demir Yolları gidiyor” ifadelerini kullandı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz