TEN-T ve Demiryolu Altyapısı: Doğu Avrupa’da Sürdürülebilir Ulaşım
**Demiryolu Sektörü Haberleri:** TEN-T düzenlemesi, altyapı, sürdürülebilirlik ve Doğu Avrupa’daki ihtiyaçlar öne çıkıyor. UIRR’den Érsek’in sunumu demiryolu geleceğini şekillendirecek.
Demiryolu Taşımacılığının Geleceği: TEN-T Düzenlemesi, Altyapı ve Sürdürülebilirlik
Demiryolu sektörü, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle intermodal taşımacılık, karayolu taşımacılığına alternatif olarak, çevresel etkileri azaltma ve lojistik süreçleri daha verimli hale getirme potansiyeline sahiptir. Bükreş’te düzenlenen Railway Days 2025 konferansında, Uluslararası Kombine Taşımacılık Birliği (UIRR) Baş Politika Danışmanı Ákos Érsek’in sunumu, bu alandaki güncel gelişmeleri ve geleceğe yönelik stratejileri mercek altına almıştır. Bu makale, Érsek’in sunumundan yola çıkarak, demiryolu sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukları, TEN-T (Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı) düzenlemesinin etkilerini, altyapı gereksinimlerini ve askeri hareketlilik gibi önemli konuları derinlemesine inceleyecektir.
TEN-T Düzenlemesi ve Performans Hedefleri
Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın (European Green Deal) hedeflerine ulaşmak, demiryolu ve intermodal operatörlerin uyumlu bir çerçevede çalışmasına bağlıdır. Bu kapsamda, TEN-T Düzenlemesi, taşımacılık süreçlerinde önemli performans hedefleri belirlemektedir. Érsek’in de belirttiği gibi, kombine taşımacılık, lojistik süreçlerini karbondan arındırmak, petrol bağımlılığını azaltmak ve endüstriyel direnci artırmak için kilit bir yöntemdir. TEN-T düzenlemesi, sınır geçişlerinde daha yüksek performans hedefleri öngörmektedir. Örneğin, sınır geçişi yapan yük trenlerinin %75’inin 30 dakika içinde, %90’ının ise teknik ve idari sınır işlemlerini 25 dakika içinde tamamlaması hedeflenmektedir. Bu hedeflere ulaşmak, ulusal programlar ve demiryolu kullanıcıları arasında daha iyi bir koordinasyonu gerektirecek, mevcut yük koridorlarının daha geniş Avrupa Ulaştırma Koridorları ile birleştirilmesi sağlanacaktır.
Doğu Avrupa’da Altyapı İhtiyaçları
Doğu Avrupa ülkeleri için, demiryolu altyapısının modernizasyonu acil bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. Bu kapsamda, hız kısıtlamalarının kaldırılması, 740 metre uzunluğundaki trenlerin işletilebilmesi, aks yüklerinin 22.5 tona çıkarılması, ana koridorların elektrifikasyonu ve sınır ötesi altyapının iyileştirilmesi gerekmektedir. Özellikle, Romanya’nın Timișoara şehri ile Sırbistan’ın Belgrad şehri arasındaki demiryolu hattının yük taşımacılığı için yeniden inşası, bölgedeki ticaretin gelişimi için büyük önem taşımaktadır.
Bu altyapı iyileştirmeleri, demiryolu hatlarının kapasitesini artıracak, daha fazla yükün demiryolu ile taşınmasını sağlayacak ve böylece karayolu taşımacılığının çevresel etkilerini azaltacaktır. Ayrıca, Avrupa genelinde daha entegre bir demiryolu ağı oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.
Terminal Kapasitesi ve Altyapı Kapasite Düzenlemesi
UIRR temsilcisi, Avrupa Komisyonu’nun 2027 ortasına kadar tamamlanması beklenen terminal kapasite çalışmasına dikkat çekerek, bu çalışmanın 2028 yılına kadar hazırlanacak geniş kapsamlı bir eylem planını bilgilendireceğini vurgulamıştır. Özellikle, demiryolu hatlarına yakın bölgelerde terminal geliştirme için yeterli arazinin ayrılmasının ve yol ve demiryolu bağlantılarının iyileştirilmesinin önemi üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda, intermodal terminallerin kapasitesinin artırılması, yükleme ve boşaltma süreçlerinin hızlandırılması ve son kilometre bağlantılarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu sayede, demiryolu taşımacılığının rekabet gücü artırılacak ve daha fazla yükün demiryolu ile taşınması teşvik edilecektir.
Ayrıca, yaklaşan Altyapı Kapasite Düzenlemesi’ne değinen Érsek, şeffaf kapasite tahsisi ve aşırı bypass rotaları için tazminat sağlanması gerekliliğini vurgulamıştır. Son dakika rota değişiklikleri için cezalar ve ayrılan rotaların altı ila on iki ay süreyle dondurulması, güvenilirliği sağlamak için önerilmektedir.
Askeri Hareketlilik Stratejisi ve Finansman
Érsek, intermodal taşımacılığın, Avrupa’nın askeri hareketlilik stratejisine entegre edilmesi için en uygun çerçeveyi sunduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda, dört ana askeri hareketlilik koridoru boyunca önemli intermodal terminallerin belirlenmesi ve son kilometre iyileştirmelerinin finanse edilmesi önerilmektedir. Bu sayede, askeri lojistik süreçleri daha verimli hale getirilecek ve Avrupa genelinde askeri hareketlilik kapasitesi artırılacaktır.
UIRR, ayrıca, ikili kullanım altyapısı finansmanının aktarma ekipmanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini ve AB dayanıklılık direktiflerinin intermodal operatörleri de içerecek şekilde genişletilmesini savunmaktadır.
Uluslararası Kombine Taşımacılık Birliği (UIRR) Avrupa’da kombine taşımacılığın teşvik edilmesi ve geliştirilmesine odaklanmış bir kuruluştur.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Türkiye’deki demiryolu altyapısını işleten ve geliştiren kurumdur.
UIC (Uluslararası Demiryolları Birliği) Dünyadaki demiryolu şirketlerinin uluslararası iş birliği ve standartlaşma çabalarını koordine eden kuruluştur.
Sonuç
Ákos Érsek’in sunumu, demiryolu sektörünün geleceği için önemli ipuçları sunmaktadır. TEN-T düzenlemesi, altyapı yatırımları ve piyasa ihtiyaçları arasındaki tutarlı bir uyum, Avrupa’nın kombine taşımacılık politikasının başarısı için kritik öneme sahiptir. Özellikle Doğu Avrupa’nın hızla büyüyen ekonomilerinde, demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi, sürdürülebilir bir ulaşım sistemi için hayati önem taşımaktadır. Bu bağlamda, altyapı yatırımlarının artırılması, terminal kapasitelerinin genişletilmesi, interoperabilite standartlarının yükseltilmesi ve askeri hareketlilik stratejileriyle entegrasyon, sektörün geleceğini şekillendirecek temel unsurlardır.
Gelecekte, demiryolu sektöründe teknolojik gelişmelerin (örneğin, otomatik trenler, dijitalleşme, yapay zeka) daha fazla rol oynaması beklenmektedir. Bu gelişmeler, demiryolu taşımacılığının verimliliğini artıracak, maliyetleri düşürecek ve daha sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Demiryolu sektörünün geleceği, düzenlemeler, altyapı yatırımları ve teknolojik yeniliklerin uyumlu bir şekilde bir araya gelmesiyle şekillenecektir.