Keolis Araştırması: Dijital Uçurum 3’te 1 Yolcuyu Kaybediyor
Keolis, 11 ülkede 8.000 kişiyle toplu taşıma beklentilerini test etti; %33 yolcu dijital okuryazarlık engelleriyle karşılaştı.
PARİS, FRANSA – Keolis, pazar araştırma firması Toluna ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Keoscopie küresel hareketlilik araştırmasının 2025-2026 yıllarına ait sonuçlarını yayınladı. Araştırma, 11 ülkede 20 büyükşehir bölgesinde 8.000 katılımcıyla yapılan anketler sonucunda kentsel toplu taşıma beklentilerini analiz ediyor.
Düzenlemeye Ait Temel Bilgiler
| Kategori | Detay / Veri |
|---|---|
| Araştırma / Politika Adı | Keoscopie Küresel Hareketlilik Araştırması (Keolis / Toluna) |
| Toplam Değer | Açıklanmadı |
| İlgili Kurumlar | Keolis, Toluna, 8.000 büyükşehir sakini |
| Tamamlanma Tarihi | 2025 ve 2026 yılları arasında yapılan anket |
| Ülke / Koridor | Belçika, Hollanda, Danimarka, İsveç, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan ve Fransa |
Düzenleme Neleri Kapsıyor?
Keoscopie araştırması, toplu taşıma iyileştirmelerine yönelik küresel ve evrensel bir talep olduğunu gösteriyor. Güvenlik, uygun fiyatlandırma ve sefer sıklığı, yolcu memnuniyetinin temel belirleyicileri olarak öne çıkıyor. Araştırma, yolcu davranışları, dijital erişilebilirlik, güvenlik algısı ve farklı ulaşım çerçevelerindeki finansman tercihlerini kapsıyor.
Veriler, katılımcıların %80’inin gerçek zamanlı ulaşım uygulamaları gibi dijital araçlara güvendiğini gösterirken, önemli bir dijital uçurumun devam ettiğini ortaya koyuyor. Küresel kullanıcıların %33’ü (Haydarabad’da %52’ye, Kopenhag ve Dubai’de %38’e yükseliyor) yetersiz dijital beceriler nedeniyle hizmetleri kullanmaktan vazgeçiyor. Ayrıca, güvenlik endişeleri yolcu davranışlarını güçlü bir şekilde etkiliyor; kullanıcıların %80’i güvenlik stratejileri uygularken, 18-24 yaş arası genç yetişkinlerin %94’ü seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor. Bütçe tahsis tercihleri de araç bağımlılığına göre önemli ölçüde değişiyor: İskandinav ve Benelüks ülkelerindeki katılımcılar ulaşım yatırım bütçelerinin %52’sinin toplu taşımaya ayrılmasını desteklerken, ABD’deki katılımcılar sadece %36’sını toplu taşımaya ayırarak özel araç altyapısına öncelik veriyor.
Bu Düzenleme Küresel Standartlar Açısından Ne İfade Ediyor?
Küresel yolcu beklentileri toplu taşıma için benzer olsa da, fiili altyapı yatırımları ve düzenleyici politikalar bölgelere göre büyük farklılıklar gösteriyor. Örneğin, Avrupa’da ulaşım sıklığı ve güvenliğine verilen yüksek öncelik, Hollanda’nın 2025’teki güçlü demiryolu sinyalizasyon pazarı eğilimi ile destekleniyor. Burada, hedeflenen devlet yatırımları, artan yolcu hacimlerini karşılamak için güvenlik sistemlerini modernize ediyor ve bu da düzenleyici bir taahhüdü yansıtıyor (Kaynak: IndexBox, 2025).
Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri gibi araç bağımlısı bölgelerde, toplu taşıma taleplerini politikaya dönüştürmek yavaş ilerliyor. Yüzey Ulaşım Kurulu’nun (STB), Union Pacific ve Norfolk Southern birleşme süreçlerini, modernize edilmiş düzenleyici çerçeveler altında rekabet ve hizmet güvencelerini sağlamak amacıyla geciktirmesi, politika adaptasyonunun karmaşıklığını gösteriyor (Kaynak: Railway Age, 2026). Buna karşılık, Hindistan’ın Tatravagonka ve Ramkrishna Forgings (JTRWF) ortak girişiminin bölgesel demiryolu araç modernizasyonunu desteklemek üzere 10 yıllık bir tekerlek seti tedarik sözleşmesi imzalaması, hızla gelişen pazarların transit ağları desteklemek için fiziksel üretimi ölçeklendirme politikasını vurguluyor (Kaynak: Manufacturing Today India, 2026).
Not: Bu konuya ilişkin bağımsız doğrulama verisi yayın tarihi itibarıyla mevcut değildi.
Editörün Değerlendirmesi
Keoscopie verileri, kritik bir stratejik uyumsuzluğu gözler önüne seriyor: Ulaşım operatörleri operasyonları optimize etmek için dijital biletleme ve otomatik ağları hızla devreye alırken, dijital dışlanma nedeniyle yolcu tabanlarının üçte birini yabancılaştırma riski taşıyorlar. Bu sorunu çözmek için operatörler, teknolojik modernizasyonu fiziksel kapasite yükseltmeleriyle dengelemelidir. Nitekim, Indef Manufacturing’in Mart 2026’da malzeme taşıma satışlarındaki artış gibi gelişmeler, demiryolu araç bileşenlerine olan yükselen talebi göstermektedir (Kaynak: Moneycontrol, 2026). Sonuç olarak, evrensel yolcu beklentileri ile yerel politika uygulaması arasındaki boşluğu kapatmak için hükümetlerin ulaşım ağlarını isteğe bağlı belediye hizmetleri yerine temel kamu hizmetleri olarak ele alması gerekecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yolcular neden tamamen ücretsiz toplu taşımayı reddediyor?
Çoğu yolcu, tamamen ücretsiz ulaşımı aşırı kalabalık, güvenlikte azalma ve bakım kalitesinde düşüş gibi olumsuz yan etkilerle ilişkilendiriyor. Bu nedenle, ağ güvenilirliği ve emniyetine yeniden yatırım yapılmasını sağlayan uygun fiyatlı, sübvanse edilmiş ücretleri tercih ediyorlar.
Araç bağımlılığı, ABD’deki toplu taşıma yatırım bütçelerini Avrupa’ya kıyasla nasıl etkiliyor?
Amerika Birleşik Devletleri gibi araç bağımlısı ülkelerde, vatandaşlar varsayımsal bütçelerinin sadece %36’sını toplu taşımaya ayırarak yol koşullarına ve park etmeye öncelik veriyorlar. Tersine, İskandinav ve Benelüks ülkeleri gibi toplu taşıma odaklı bölgelerde, sakinler yatırım bütçelerinin %52’sine kadarını doğrudan toplu taşıma gelişimine ayırmayı destekliyorlar.
Dijital okuryazarlık, modern toplu taşıma erişilebilirliğinde hangi rolü oynuyor?
Dijital araçlar, yolcuların %80’inden fazlası için seyahati kolaylaştırsa da, dijital beceri eksikliği küresel kullanıcıların %33’ünü belirli hizmetleri tamamen kullanmayı bırakmaya zorlamıştır. Bu dijital dışlanma, Haydarabad’daki katılımcıların %52’sine ulaşarak hızla gelişen merkezlerde en şiddetli şekilde görülmektedir.