Dolar 43,4930
Euro 51,3976
Altın 6.896,28
BİST 13.876,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 6°C
Az Bulutlu
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 14°C
Cts 14°C

Turim-Lyon YHT: 7 Milyar €’luk Kayıp mı?

Turim-Lyon Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın ekonomik uygulanabilirliği, yüksek inşaat maliyetleri ve düşük yolcu geliri nedeniyle ciddi endişelere neden oluyor. Bu projenin geleceği için daha detaylı bir incelemeye ve yeniden değerlendirmeye ihtiyaç var.

Turim-Lyon YHT: 7 Milyar €’luk Kayıp mı?
24 Şubat 2019 05:15



Turim-Lyon Yüksek Hızlı Tren Hattı: Ekonomik Uygunluk Üzerine Kritik Bir Analiz

İtalya’nın Turim ve Fransa’nın Lyon kentlerini birbirine bağlayan, 270 km uzunluğundaki Turim-Lyon yüksek hızlı tren (YHT) hattı önerisi, yoğun bir tartışmanın odağı olmuştur. Bu makale, bu iddialı projenin ekonomik fizibilitesini, karlılığıyla ilgili endişelere katkıda bulunan çeşitli faktörleri inceleyerek ele almaktadır. İtalyan hükümeti tarafından yaptırılan son bir raporda, 2059 yılına kadar 7 milyar €’luk bir kayıp öngörülmüş olup, projenin mali sürdürülebilirliği hakkında ciddi sorular ortaya koymaktadır. Bu analiz, inşaat maliyetleri, beklenen yolcu geliri, çevresel faydalar ve daha geniş jeopolitik sonuçları göz önünde bulundurarak, bu öngörülen açığın ardındaki temel konuları araştıracaktır. Seyahat sürelerinin azaltılması ve karayolu tıkanıklığının azalması gibi iddia edilen faydaların, ilgili önemli mali risklerden ağır basıp basmadığını inceleyeceğiz. Sonuç olarak, analiz, hem iyimser projeksiyonları hem de potansiyel zorlukları göz önünde bulundurarak, Turim-Lyon YHT’nin ekonomik uygunluğu hakkında kapsamlı bir değerlendirme sağlamayı amaçlamaktadır.

Yüksek İnşaat Maliyetleri ve Öngörülen Gelir Açığı

Öngörülen 7 milyar €’luk kaybın birincil nedeni, fahiş inşaat maliyetidir. Projenin en önemli parçası olan Susa Vadisi (İtalya) ve Maurienne (Fransa) arasındaki Alplerden geçen büyük bir tünel, önemli bir mühendislik zorluğu teşkil etmekte ve önemli sermaye harcamalarına yol açmaktadır. Savunucuları, Milano ve Paris arasındaki yolcu trafiğinde artış ve seyahat sürelerinde azalma (yaklaşık yedi saatten dörde) öngörürken, öngörülen 1,3 milyar €’luk gelir, toplam maliyetleri karşılamaktan çok uzaktır. Bu açık, orijinal maliyet-fayda analizinde temel bir kusuru vurgulamakta ve yolcu talebinin ve gelir yaratma potansiyelinin daha gerçekçi bir değerlendirmesine duyulan ihtiyacı altını çizmektedir.

Çevresel Hususlar ve Dış Kaynaklı Finansman

Turim-Lyon YHT’nin savunucuları, önemli çevresel faydalar, yani karayolu trafiğinin ve buna bağlı sera gazı emisyonlarının azaltılmasını göstermektedir. Yollardan milyonlarca kamyonun kaldırılması öngörüsü ikna edici bir argüman olsa da, ekonomik maliyet bu çevresel avantajla karşılaştırılmalıdır. Avrupa Birliği’nin (AB) önemli mali katkısı durumu daha da karmaşıklaştırmaktadır. Proje iptal edilirse, AB geri ödeme talep edebilir ve İtalya ile AB arasında başka bir mali karmaşıklık ve potansiyel siyasi gerilim katmanı ekleyebilir.

Siyasi Bölünmeler ve Politika Yansımaları

Turim-Lyon YHT projesi, İtalya içinde siyasi çekişmenin odak noktası haline gelmiştir. Ligi partisinin (destekleyici) ve 5 Yıldız Hareketi’nin (karşı çıkan) farklı tutumları, projenin uygulanabilirliği ve hükümetin stratejik öncelikleri hakkındaki derin bölünmeleri vurgulamaktadır. Bu siyasi çıkmaz, tüm paydaşların bilgilendirildiğinden ve bu ölçekteki bir girişime başlamadan önce projenin mali risklerinin tamamen anlaşıldığından emin olmak için şeffaf ve sağlam maliyet-fayda analizlerine duyulan ihtiyacı altını çizmektedir. Konsolosluk sağlanamaması ayrıca ulusal altyapı hedeflerinin bütçe kısıtlamaları ve siyasi gerçeklerle dengelenmesinde karşılaşılan zorlukları göstermektedir.

Karşılaştırmalı Analiz ve Gelecek Projeksiyonları

Turim-Lyon YHT’nin kapsamlı bir değerlendirmesi, maliyet aşımı, yolcu talebi ve genel mali performanslarını inceleyerek, küresel çapta benzer yüksek hızlı tren projeleriyle bir karşılaştırma gerektirir. Bu karşılaştırmalı analiz, öngörülen kayıpları bağlama yerleştirmeye ve uygulanacak en iyi uygulamaları veya kaçınılması gereken potansiyel tuzakları belirlemeye yardımcı olacaktır. Ayrıca, gelecekteki yolcu talebini ve gelir akışlarını tahmin etmek için daha gelişmiş modelleme tekniklerinin yanı sıra daha kesin maliyet projeksiyonlarının dahil edilmesi, projenin uzun vadeli uygulanabilirliğinin daha güvenilir bir değerlendirmesi için çok önemlidir.

Sonuçlar

İtalyan hükümetinin Turim-Lyon YHT projesi için 7 milyar €’luk bir kayıp öngören raporu, ekonomik uygulanabilirliği konusunda ciddi endişeler yaratmaktadır. Potansiyel çevresel faydalar inkar edilemez olsa da, yüksek inşaat maliyetleri, nispeten düşük öngörülen yolcu geliriyle birleştiğinde, endişe verici bir mali tablo ortaya koymaktadır. İtalya’daki önemli siyasi bölünme, konuları daha da karmaşıklaştırmakta ve projenin içsel zorluklarını çözmek için uyumlu bir yaklaşımı engellemektedir. AB’nin katılımı, iptal durumunda önemli mali sonuçlar potansiyelini vurgulayarak, başka bir karmaşıklık katmanı eklemektedir. Benzer projelerin kapsamlı bir karşılaştırmalı analizi, rafine tahmin modellerinin ve yolcu talebinin daha incelikli bir şekilde anlaşılmasının dahil edilmesi, daha bilgilendirilmiş bir karar alma süreci için çok önemlidir. Sonuç olarak, Turim-Lyon YHT, hem inşaat maliyetlerini hem de uzun vadeli gelir potansiyelini ele alarak mali projeksiyonlarının titiz bir yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Öngörülen açıkları gidermek ve istikrarlı finansmanı sağlamak için geçerli bir plan olmadan, projenin geleceği belirsiz kalmakta ve büyük ölçekli altyapı projelerine şeffaf ve kanıta dayalı bir yaklaşım ihtiyacını vurgulamaktadır.