Dolar 43,2642
Euro 50,8626
Altın 6.764,00
BİST 12.851,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Cum 12°C
Cts 13°C
Paz 15°C
Pts 16°C

Lizbon-Porto Yüksek Hızlı Tren: Devrim mi, Zorluk mu?

Lizbon-Porto Yüksek Hızlı Tren: Devrim mi, Zorluk mu?
14 Nisan 2025 17:11



Portekiz’in Yüksek Hızlı Demiryolu Bağlantısı: Lizbon-Porto

Bu makale, Portekiz’in iki en büyük şehri Lizbon ve Porto arasında yüksek hızlı demiryolu (YHD) hattı inşasının önemli girişimini ele almaktadır. Çok milyar avroluk bir yatırım olan proje, şehirler arası seyahati devrimleştirmeyi, seyahat sürelerini önemli ölçüde azaltmayı ve ekonomik bağlantıyı güçlendirmeyi vaat etmektedir. Bu iddialı plan, önemli yatırımlar ve karmaşık lojistik hususlar içeren aşamalar halinde yürütülmektedir. Makale, projenin kapsamını, tasarım tercihlerinin gerekçesini, mali etkilerini ve Portekiz üzerindeki potansiyel sosyo-ekonomik etkisini inceleyecektir. Ayrıca, bu yeni altyapının mevcut demiryolu ağı ve daha geniş Avrupa yüksek hızlı demiryolu sistemiyle entegrasyonunda yer alan zorlukları araştıracaktır. Analiz, projenin teknik yönlerini, kullanılan finansal stratejileri ve yolcular ve Portekiz ekonomisi için beklenen faydaları kapsayacaktır.

Porto-Soure Hattı: Projenin İlk Aşaması

Projenin ilk aşaması olan Porto-Soure hattı için, Infraestruturas de Portugal (IP) (Portekiz demiryolu altyapı yönetim şirketi) tarafından ihale düzenlendi. Yaklaşık 70 km’lik ray hattını kapsayan bu 2 milyar € (2,1 milyar $) değerindeki girişim, kamu-özel ortaklığı (KÖO) modeliyle yapılandırılacaktır. Bu kısım, 11,6 km’lik tüneller, 9,5 km’lik köprüler ve 2,8 km’lik viyadükler gibi önemli altyapıları içermektedir. Bu bölümün inşasına 2025 yılında başlanması planlanmakta olup, Portekiz’in büyük şehirleri arasında yüksek hızlı demiryolu seyahatinin vizyonunun gerçekleştirilmesi yolunda belirleyici bir adım teşkil etmektedir. KÖO modelinin seçimi, hükümetin projenin kamu denetimini sürdürürken özel sektörün uzmanlığından ve yatırımından yararlanma stratejisini vurgulamaktadır.

Ray Hatlarının Ölçüsü ve Sınırötesi Bağlantı

Proje ile ilgili önemli bir karar, ray hattı ölçüsünün seçimiydi. IP, mevcut Portekiz ve İspanyol demiryolu ağlarıyla sorunsuz entegrasyon için Başkan Yardımcısı Carlos Fernandes tarafından savunulan 1.668 mm İber ölçüsünü seçti. İber ölçüsünün standart Avrupa ölçüsü (1.435 mm) ile uyumsuzluğu önemli bir lojistik zorluk teşkil etmektedir. Bununla birlikte, İber ölçüsünün korunması, Portekiz ve İspanya’daki mevcut hatlarla doğrudan bağlantılara olanak sağlamakta, ölçü değişikliğiyle ilgili önemli maliyetlerden ve kesintilerden kaçınılmakta ve İber Yarımadası’nda sınır ötesi yüksek hızlı demiryolu hizmetlerinin uygulanabilirliğini sağlamaktadır. Bu karar, mevcut bölgesel demiryolu sistemlerindeki altyapı geliştirme kararlarını etkileyen pratik hususları vurgulamaktadır.

Tahmini Etki ve Yolcu Artışı

Yüksek hızlı hattın, Lizbon ve Porto arasındaki seyahat süresini mevcut iki saat 49 dakikadan yaklaşık bir saat 15 dakikaya indirmesi beklenmektedir. IP, birinci ve ikinci aşamaların tamamlanmasının ardından yıllık 10 milyon ek yolcu tahmin ederek, yolcu sayılarında önemli bir artış öngörmektedir. Bu tahmini büyüme, YHD’nin ekonomik faaliyeti teşvik etme ve büyük kent merkezleri arasında mobiliteyi artırma potansiyelini vurgulamaktadır. Vila Nova de Gaia, Santo Ovídio’da yeni bir istasyonun kurulması, yüksek hızlı koridor boyunca erişilebilirliği ve yolcu rahatlığını optimize etme taahhüdünü daha da göstermektedir. Bu istasyonun eklenmesi, bölgesel bağlantıyı geliştirmeyi ve gelecekteki yolcu sayısını desteklemeyi amaçlayan stratejik geliştirmeye odaklanıldığını vurgulamaktadır.

Gelecek Aşamalar ve Projenin Genel Sonucu

Projenin aşamalı olarak yürütülmesi, Soure-Carregado bölümünün 2027 yılında başlamasını ve son bölümün 2030’dan sonra tamamlanmasını öngörmektedir. 290 km’lik yüksek hızlı hat tamamlandığında, Portekiz’in demiryolu altyapısında dönüştürücü bir yükseltme olacaktır. Bu çok aşamalı yaklaşım, projenin yönetilebilir bir şekilde uygulanmasına, risk azaltımına ve aşamalı yatırımlara olanak tanımaktadır. Ayrıca, önceki aşamalardan elde edilen operasyonel deneyime dayanarak projeyi uyarlama ve optimize etme fırsatları da sunmaktadır. Proje genel olarak, Portekiz’in ulaşım ağını iyileştirme ve gelişmiş bağlantı yoluyla ekonomik gelişmeyi teşvik etme konusunda uzun vadeli bir taahhüdü göstermektedir.

Sonuç

Lizbon-Porto yüksek hızlı demiryolu projesi, Portekiz için cesur ve iddialı bir girişimdir. Gelecekte daha geniş Avrupa ağlarıyla birlikte çalışabilirliği sınırlandırsa da, 1.668 mm İber ölçüsünde ilerlemeye karar verilmesi, İber Yarımadası’ndaki mevcut bağlantıyı önceliklendirmekte ve büyük maliyetlerden ve kesintilerden kaçınmaktadır. Kamu-özel ortaklığı modelini kullanan aşamalı uygulama, finansal riskin yönetilmesi ve özel sektör uzmanlığından yararlanılması için stratejik bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Seyahat süresinde öngörülen azalma ve yolcu sayılarında önemli artış, şehirler arası seyahat ve Portekiz ekonomisi üzerinde dönüştürücü bir etkiyi göstermektedir. Projenin başarısı, yalnızca inşaat aşamalarının verimli bir şekilde yürütülmesine değil, aynı zamanda mevcut demiryolu ağıyla etkili entegrasyona ve beklenen yolcu talebindeki artışı yönetmek için sağlam bir operasyonel stratejinin geliştirilmesine de bağlı olacaktır. Bu yüksek hızlı demiryolu bağlantısının tamamlanması, Portekiz’in altyapı gelişimi için önemli bir kilometre taşı olacak ve ülke içindeki şehirler arası seyahatin geleceğini şekillendirecek, diğer bölgelerde gelecekteki YHD girişimleri için bir örnek teşkil edecek ve İber Yarımadası’nın genel mobilite manzarasını etkileyecektir.