Dolar 43,2576
Euro 50,9057
Altın 6.835,39
BİST 12.851,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Cum 12°C
Cts 13°C
Paz 15°C
Pts 16°C

Batarya Destekli Trenlerle Kuzey Amerika’da Elektrifikasyon Devrimi

Batarya Destekli Trenlerle Kuzey Amerika’da Elektrifikasyon Devrimi
21 Şubat 2023 08:32



Kuzey Amerika’da Elektrifikasyon Olmayan Demiryolu Hatlarının Elektrifikasyonu: Batarya Destekli Trenlere Odaklanma

Sürdürülebilir ulaşım seçeneklerinin genişletilmesi, küresel çapta kritik bir zorluktur. Demiryolu sektöründe bu, Kuzey Amerika demiryolu ağlarının önemli bir bölümünü oluşturan elektrifikasyon yapılmamış hatların karbon emisyonlarını azaltma ihtiyacına işaret etmektedir. Bu makale, önde gelen demiryolu taşıt üreticisi Stadler, Utah Eyalet Üniversitesi (USU) ve ASPIRE (Demiryolları için Gelişmiş Sürdürülebilir Güç ve Altyapı) Mühendislik Araştırma Merkezi arasındaki, Kuzey Amerika pazarı için batarya destekli yolcu trenlerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik ortak çabayı incelemektedir. Bu girişim, şu anda dizel lokomotiflere bağımlı bölgelerde karbon emisyonlarını azaltma ve hava kalitesini iyileştirme yolunda önemli bir adım teşkil etmektedir. Proje, sadece Stadler’in FLIRT Akku platformuna dayalı bir batarya elektrikli çoklu birim (EMU)’nin tasarımını ve inşasını değil, aynı zamanda bu trenlerin çalışma menzilini desteklemek için gerekli hat kenarı şarj altyapısının geliştirilmesini de kapsamaktadır. Bu kapsamlı yaklaşım, batarya elektrikli teknolojisinin yolcu demiryolunda yaygın olarak benimsenmesini daha önce engelleyen temel teknik ve altyapısal engelleri ele almaktadır.

Stadler’in FLIRT Akku Teknolojisi ve Kuzey Amerika Pazarına Uyarlanması

Çok yönlü FLIRT (Hızlı Hafif Yenilikçi Bölgesel Tren) platformuyla bilinen Stadler, başarılı FLIRT Akku batarya elektrikli çoklu birimini Kuzey Amerika bağlamına uyarlamaktadır. FLIRT Akku, hafif, tek katlı bir tasarıma sahip olup, tek şarjla yaklaşık 100 kilometre (62 mil) kanıtlanmış bir çalışma menzili sunmaktadır. Şu anda sınırlı olsa da, bu menzil, özellikle stratejik olarak yerleştirilmiş şarj istasyonlarına sahip birçok bölgesel rota için yeterli kabul edilmektedir. Kuzey Amerika pazarına adaptasyon, belirli emniyet yönetmeliklerine, ray ölçülerine ve yolcu konfor gereksinimlerine uymak için değişiklikler gerektirmektedir. Bu, mevcut ray altyapısıyla uyumluluk ve uygun sinyalizasyon ve iletişim sistemlerinin entegrasyonu için tasarım hususlarını içermektedir.

Hat Kenarı Şarj Altyapısının Geliştirilmesinde ASPIRE’ın Rolü

Batarya elektrikli trenlerin başarısı, güvenilir ve verimli hat kenarı şarj altyapısının kullanılabilirliğine bağlıdır. ASPIRE’ın katılımı bu konuda çok önemlidir. FLIRT Akku ünitelerinin çalışma döngüsü sırasında hızlı bir şekilde şarj olmalarını sağlayacak şarj istasyonlarının araştırma, tasarım ve geliştirilmesinden sorumludurlar. Bu, uygun şarj teknolojilerinin (örneğin, pantograf tabanlı sistemler, zemin seviyesi endüktif şarj) seçilmesini, şarj sürelerinin optimize edilmesini ve şarj altyapısının genel güvenilirliğinin ve güvenliğinin sağlanmasını içermektedir. Sağlam ve verimli bir şarj altyapısının geliştirilmesi, menzil sınırlamalarının üstesinden gelmek ve batarya destekli demiryolu hizmetlerinin ekonomik olarak uygulanabilirliğini sağlamak için çok önemlidir.

Deneme Çalışmaları ve Veri Toplama

Proje, geliştirilen FLIRT Akku EMU’nun Stadler’in Salt Lake City tesisinde kapsamlı deneme çalışmaları içerecektir. Bu denemeler, farklı çalışma koşullarındaki pil performansı, şarj süreleri ve verimliliği ve genel tren performansı da dahil olmak üzere çeşitli çalışma yönleriyle ilgili önemli veriler sağlayacaktır. Bu veriler, tasarımın iyileştirilmesi, çalışma stratejilerinin optimize edilmesi ve gelecekteki uygulamalar için kanıta dayalı öneriler sağlanması için çok önemli olacaktır. Toplanan veriler, batarya elektrikli demiryolu teknolojisinin Kuzey Amerika demiryolu ağının özel çalışma zorluklarına uygulanabilirliği konusunda önemli ölçüde katkıda bulunacaktır. Bu bilgiler, düzenleyici kurumlar ve potansiyel işletmeciler için bu yeni teknolojideki gelecekteki yatırımlar hakkında bilinçli kararlar almaları açısından çok önemlidir.

Sonuçlar: Kuzey Amerika’da Sürdürülebilir Demiryolu Ulaşımının Yolunu Açmak

Stadler, USU ve ASPIRE arasındaki ortak girişim, Kuzey Amerika’da sürdürülebilir demiryolu ulaşımının arayışında önemli bir ilerlemedir. FLIRT Akku gibi batarya destekli trenlerin başarılı bir şekilde geliştirilmesi ve uygulanması, elektrifikasyon yapılmamış hatların karbon emisyonlarını azaltmak için uygulanabilir bir çözüm sunmaktadır. Bu proje, sadece yeni bir tren sağlamanın ötesine geçerek, başarılı uygulama için gereken tüm ekosistemi ele almaktadır. Stadler’in demiryolu taşıtı tasarımı ve üretimindeki uzmanlığı, ASPIRE’ın gerekli hat kenarı şarj altyapısının geliştirilmesine odaklanmasıyla birleştiğinde, batarya elektrikli demiryolu teknolojisiyle ilgili temel zorlukların üstesinden gelmek için sinerjik bir yaklaşım oluşturmaktadır. Stadler’in Salt Lake City tesisinde gerçekleştirilen denemeler, paha biçilmez veriler sağlayarak gelecekteki tasarım yinelemelerini bilgilendirecek ve bu teknolojinin Kuzey Amerika demiryolu ağında pratik uygulanabilirliğini gösterecektir. Proje ile uyumlu ekonomik faydalar, hava kalitesi iyileştirmeleri ve iş gücü geliştirme girişimleri, bu çabanın daha geniş toplumsal etkisini vurgulamaktadır. Bu girişimin başarılı bir şekilde uygulanması, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, demiryoluyla hizmet verilen toplumlardaki hava kalitesinin iyileştirilmesine ve sürdürülebilir ulaşım teknolojilerinin gelişen alanında nitelikli bir iş gücünün büyümesine önemli ölçüde katkıda bulunacaktır. Proje nihayetinde, geleneksel elektrifikasyon yöntemlerinin gerektirdiği kapsamlı altyapı yatırımına gerek kalmadan demiryolu ağlarını elektrifikasyon etmeye çalışan diğer bölgeler için ikna edici bir model olarak hizmet vermektedir.