Dolar 43,4986
Euro 51,3276
Altın 6.855,15
BİST 13.825,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 7°C
Az Bulutlu
İstanbul
7°C
Az Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 14°C
Cts 14°C

Forrestfield Havalimanı Demiryolu: Gecikmenin Sırrı

Forrestfield-Havalimanı Bağlantısı projesinde, tünel hasarı nedeniyle gecikme yaşandı. Risk yönetimi ve kalite kontrolün önemini öğrenin!

Forrestfield Havalimanı Demiryolu: Gecikmenin Sırrı
27 Aralık 2018 07:16



Forrestfield-Havalimanı Bağlantısı (FAL): Bir Gecikme Analizi

Bu makale, Batı Avustralya’daki Forrestfield-Havalimanı Bağlantısı (FAL) demiryolu projesinin, başlangıçta 2020 yılının sonlarında tamamlanması planlanmış olmasına rağmen 2021 yılının ikinci yarısına kadar ertelenmesinin bir analizini sunmaktadır. 1,86 milyar Avustralya doları (yaklaşık 1,33 milyar ABD doları) değerindeki proje, Perth’ün doğu banliyölerini havaalanına bağlayan yeni bir demiryolu hattının, üç yeni istasyon ve ikiz tünel kazısıyla inşa edilmesini kapsamaktadır. Gecikmenin nedeni, tünelde meydana gelen önemli bir hasar olayıdır; bu olay, proje zaman çizelgesinin yeniden değerlendirilmesini ve iyileştirici önlemlerin alınmasını gerektirmektedir. Bu analiz, gecikmenin nedenlerini, uygulanan onarım stratejilerini, projenin genel etkisini ve gelecekteki büyük ölçekli altyapı projeleri için çıkarılan dersleri inceleyecektir. Kentsel bir ortamda derin seviyeli tünellerin inşasında yer alan mühendislik zorluklarını, sıkı kalite kontrolünün önemini ve bu kadar büyük ve karmaşık girişimlerde risklerin yönetilmesinin karmaşıklığını inceleyeceğiz.

Tünel Hasarı ve Etkisi

Gecikmenin birincil nedeni, ikiz tünellerden birinin 26 metrelik bir bölümünde meydana gelen hasardı. Forrestfield İstasyonu’nun yaklaşık 200 metre kuzeyinde bulunan bu hasar, tünel içi geçiş yolundaki bir sızıntıdan kaynaklanmıştır. Sızıntı, 16 beton tünel halkasının hareket etmesine, kararsızlığa ve Dundas Yolu yakınlarında yer üstünde bir çukurun oluşmasına neden olmuştur. İlk araştırmalar, harçtaki (boşlukları doldurmak için kullanılan çimento ve su karışımı) inşaat kusurlarına işaret ederek, tünel inşaatının tüm aşamalarında titiz kalite kontrolünün kritik önemini vurgulamıştır. Olay, öngörülemeyen zorlukların potansiyelini ve büyük altyapı projelerinde sağlam acil durum planlamasının gerekliliğini ortaya koymuştur.

İyileştirme ve Sabitleme

Olayı takiben, hasarlı tünel bölümünün stabilize edilmesine odaklanan acil önlemler alınmıştır. Daha fazla çökmeyi önlemek için geçici bir destek yapısı uygulanmıştır. Yer değiştirmiş beton halkalar tarafından oluşan boşluklar ve sızıntılar, tünel sızıntılarını onarmak ve yapısal bütünlüğü iyileştirmek için yaygın bir teknik olan çimento enjeksiyonu kullanılarak kapatılmıştır. Bu sabitleme aşaması, işçi güvenliğini sağlamak ve çevredeki altyapıya ve çevreye daha fazla zarar vermeyi önlemek için çok önemliydi. İyileştirme çalışmaları, Dundas Yolu’ndaki çukurun giderilmesini de içermiş olup, önemli yüzey seviyesi onarımlarını gerektirmiştir. Bu onarım çalışmaları, daha fazla inşaatın devam etmeden önce hayati önem taşımaktaydı ve proje zaman çizelmesine önemli ölçüde eklenmiştir.

Revize Edilmiş Zaman Çizelgesi ve Finansman

Hasar ve müteakip onarımlar, projenin tamamlanma tarihini revize ederek, ilk operasyonel hedefi 2020 yılının sonundan 2021 yılının ikinci yarısına ertelemiştir. Bu gecikme, talihsiz olmakla birlikte, demiryolu hattının güvenliğini ve uzun vadeli yapısal bütünlüğünü sağlamak için gerekli görülmüştür. Proje, Batı Avustralya’nın hem eyalet hem de federal hükümetleri tarafından ortaklaşa finanse edilen bir ortak girişimdir. İyileştirme çalışmalarıyla ilgili ek maliyetler, mevcut bütçe dahilinde karşılanmış olup, özellikle beklenmedik aksaklıklar göz önüne alındığında, büyük ölçekli altyapı geliştirmeleri için gerekli olan mali dayanıklılığı vurgulamaktadır.

Çıkarılan Dersler ve Geleceğe Yönelik Düşünceler

Forrestfield-Havalimanı Bağlantısı projesinin gecikmesi, gelecekteki büyük altyapı projeleri için değerli dersler sunmaktadır. Olay, özellikle karmaşık yeraltı çalışmalarında, inşaatın tüm aşamalarında sıkı kalite kontrolünün önemini vurgulamıştır. Çeşitli senaryoları ve potansiyel arızaları içeren kapsamlı risk değerlendirmeleri, etkili acil durum planlaması için çok önemlidir. Zaman çizelgesi ve öngörülemeyen sorunlar hakkında kamuoyu ile açık iletişim, güveni korumak ve kamu beklentilerini yönetmek için çok önemlidir. Harçlama tekniklerinin optimize edilmesi ve tünel inşaatı için tahribatsız test yöntemlerinin geliştirilmesi üzerine daha fazla araştırma, gelecekteki projelerde benzer sorunların hafifletilmesine yardımcı olabilir. Olay, büyük ölçekli altyapı projeleriyle ilgili karmaşıklığı ve potansiyel riskleri ve zamanında ve güvenli tamamlanmayı sağlamak için proaktif risk yönetimi stratejilerinin gerekliliğini altını çizmektedir.

Sonuç

Bir sızıntı ve ardından beton halka yer değiştirmesinden kaynaklanan tünel hasarından kaynaklanan Forrestfield-Havalimanı Bağlantısı projesinin gecikmesi, büyük ölçekli altyapı projelerinin karmaşıklığında bir vaka çalışması görevi görmektedir. Gecikme, operasyonel başlangıç tarihini 2021 yılının ikinci yarısına ertelese de, güvenlik ve kalite kontrolüne odaklanmanın nihayetinde ihtiyatlı olduğu kanıtlanmıştır. Olay, proje yönetiminin çok önemli yönlerini vurgulamıştır; bunlar arasında kapsamlı risk değerlendirmesi, inşaat sırasında, özellikle harçlama ve tünel kaplaması bütünlüğü ile ilgili olarak titiz kalite kontrolü, beklenmedik olaylar için sağlam acil durum planlaması ve paydaşlarla şeffaf iletişim bulunmaktadır. Başarılı iyileştirme çalışmaları, proje zaman çizelmesine ve maliyetine eklenmesine rağmen, FAL’ın uzun vadeli yapısal bütünlüğünü sağlamıştır; bu, Batı Avustralya’nın toplu taşıma ağı için gelecek nesiller için kritik bir varlıktır. Bu olaydan çıkarılan dersler, şüphesiz ki gelecekteki büyük altyapı geliştirmelerinde, hem Avustralya’da hem de uluslararası alanda, proje yönetimine daha risk bilinçli ve proaktif bir yaklaşım yönünde bir kaymaya vurgu yaparak en iyi uygulamaları geliştirmeye katkıda bulunacaktır.