Dolar 43,4986
Euro 51,3276
Altın 6.855,15
BİST 13.825,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 7°C
Az Bulutlu
İstanbul
7°C
Az Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 14°C
Cts 14°C

3B Baskı: Demiryolu Devrimi Başlıyor

Demiryolu sektöründe devrim yaratacak 3B yazdırılan bileşenler! Maliyetleri düşürerek ve verimliliği artırarak, geleceğin demiryolu altyapısını şekillendiriyor. Keşfedin!

3B Baskı: Demiryolu Devrimi Başlıyor
16 Aralık 2018 13:09



Demiryolu Üretimine Devrim: 3B Yazdırılmış Bileşenlerin Yükselişi

Global ulaşımın temel taşlarından biri olan demiryolu sektörü, teknolojik gelişmelerin yönlendirdiği önemli bir dönüşümden geçiyor. Bu makale, Birleşik Krallık merkezli önde gelen bir tren kiralama şirketi olan Angel Trains, tanınmış bir 3B baskı teknoloji sağlayıcısı Stratasys ve köklü bir mühendislik danışmanlık firması olan ESG Rail arasındaki çığır açan ortaklığı ele alıyor. İşbirlikleri, katma üretim (AM) – özellikle Erimiş Biriktirme Modelleme (FDM) – kullanarak önemli iç demiryolu bileşenlerinin üretimine odaklanıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, üretim sürecini devrimleştirmeyi, maliyetleri düşürmeyi ve demiryolu araçlarının kullanım ömrünü uzatmayı vaat ediyor. 3B yazdırılan belirli bileşenleri, bu teknolojinin demiryolu sektöründeki avantajlarını, kullanılan malzemeleri ve demiryolu bakım ve üretiminin geleceği için genel etkilerini inceleyeceğiz. Etkiler, yalnızca parçaların değiştirilmesinin çok ötesine uzanıyor; bu girişim, isteğe bağlı üretime ve demiryolu altyapı yönetimine daha sürdürülebilir bir yaklaşım için bir paradigma değişimini göstermektedir.

Katma Üretim: Demiryolu Bileşenleri İçin Oyun Değiştirici

Geleneksel olarak, özellikle düşük hacimli parçaların demiryolu bileşenlerinin üretimi, çıkarmalı yöntemlere büyük ölçüde dayanıyordu. Bu süreç genellikle pahalı, zaman alıcı ve önemli ölçüde atık üretiyor. Ortaklık, Stratasys’in FDM teknolojisini bu zorlukları ele almak için kullanıyor. FDM, dijital bir tasarıma göre bileşenleri katman katman oluşturmak için termoplastik bir filament kullanır. Bu, geleneksel yöntemlerle imkansız veya aşırı pahalı olan karmaşık geometrilerin oluşturulmasına olanak tanır. Bu yenilikçi yaklaşım, özellikle kolçaklar, tutamaklar ve koltuk arkası masaları gibi geleneksel tekniklerle üretimi genellikle zor ve maliyetli olan düşük seri parçalar için faydalı olduğunu kanıtlıyor. Bunları isteğe bağlı olarak üretme yeteneği, depolama ihtiyaçlarını en aza indirir ve eski envanter riskini azaltır.

Demiryolu Uygulamaları İçin Malzeme Seçimi ve Bileşen Tasarımı

3B baskılı bileşenlerin başarısı, malzeme seçimine bağlıdır. Bu işbirliği, yüksek mukavemeti, dayanıklılığı ve sert ortamlara karşı direnciyle bilinen yüksek performanslı bir PEKK (polyetheretherketone) bazlı termoplastik olan Stratasys Antero 800 NA’yı kullanıyor. Bu, bileşenlerin demiryolu sektöründe gerekli olan sıkı güvenlik ve performans standartlarını karşılamasını sağlar. Ayrıca, bileşenler katma üretim için özel olarak tasarlanmıştır; geometrilerini FDM’nin yeteneklerinden tam olarak yararlanacak şekilde optimize ederken aynı zamanda malzeme kullanımını en aza indirir ve mukavemeti maksimize eder. Bu titiz tasarım süreci, yüksek performanslı malzemelerle birleştiğinde, 3B baskılı bileşenlerin uzun ömürlülüğünü ve güvenilirliğini sağlar. ESG Rail tarafından yapılan titiz yapısal değerlendirme, bu bileşenlerin uygunluğunu ve güvenliğini daha da doğrulamaktadır.

Eski Parçaların Zorluklarının Giderilmesi ve Maliyet Azaltımı

Bu AM yaklaşımının önemli bir avantajı, demiryolu sektöründeki eski parçaların devam eden sorununu ele alma yeteneğidir. Eski bileşenler kırıldığında veya yıpranınca, yedek bulmak son derece zor olabilir, bu da önemli gecikmelere ve onarım maliyetlerine yol açar. 3B baskı, asla kullanılmayabilecek büyük yedek parça envanterlerine olan ihtiyacı ortadan kaldırarak, isteğe bağlı üretim sağlayarak etkili bir çözüm sunar. Bu, depolama maliyetlerini düşürür ve eski envanter riskini ortadan kaldırır. Sürecin isteğe bağlı doğası ayrıca onarım sürecini hızlandırır, kesinti süresini kısaltır ve nihayetinde tren operatörleri için genel bakım masraflarını azaltır. Bu maliyet etkinliği, bu teknolojinin uzun vadeli uygulanabilirliği ve yaygın benimsenmesi için çok önemli bir unsurdur.

Sonuç: Demiryolu Üretimi İçin Sürdürülebilir Bir Gelecek

Angel Trains, Stratasys ve ESG Rail arasındaki işbirliği, demiryolu üretiminde önemli bir adım işaret ediyor. FDM teknolojisi ve Stratasys Antero 800 NA gibi yüksek performanslı malzemeler kullanılarak 3B baskılı bileşenlerin başarılı bir şekilde uygulanması, demiryolu bileşenlerinin nasıl üretildiğini ve bakımının yapıldığını devrimleştirme potansiyelini göstermektedir. Eski parçaların zorluklarını ele alarak, maliyetleri düşürerek ve operasyonel verimliliği artırarak, bu yenilikçi yaklaşım, geleneksel üretim yöntemlerine sürdürülebilir ve maliyet etkin bir alternatif sunmaktadır. İsteğe bağlı üretim kapasitesi, onarım süreçlerini önemli ölçüde hızlandırır, kesinti süresini en aza indirir ve genel yolcu deneyimini geliştirir. Bu pilot programın başarısı, demiryolu sektöründe 3B baskının daha geniş çapta benimsenmesi için yol açarak, demiryolu araçlarının tasarım, üretim ve bakım şeklini dönüştürerek dünya çapındaki demiryolu ağlarının uzun ömürlülüğünü ve verimliliğini sağlar. Bu geçiş, yalnızca teknolojik bir sıçrama değil, aynı zamanda demiryolu sektöründe sürdürülebilirliğe ve optimize edilmiş kaynak yönetimine bağlılığı temsil etmekte olup hem operasyonel verimliliği hem de çevresel etkiyi etkilemektedir. Demiryolu altyapısının geleceği, katma üretim gibi yenilikçi teknolojilerin benimsenmesiyle tartışılmaz bir şekilde iç içe geçmiştir ve bu ortaklık, dönüştürücü potansiyelini sergilemektedir.