Dolar 43,4986
Euro 51,3276
Altın 6.855,15
BİST 13.825,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 7°C
Az Bulutlu
İstanbul
7°C
Az Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 14°C
Cts 14°C

Alstom’ın Bilim Temel Hedefleri: Yeşil Mobilite Yolunda

Alstom’ın Bilim Temel Hedefleri: Yeşil Mobilite Yolunda
11 Ocak 2021 18:40



Bu makale, küresel mobilite çözümlerinde lider olan Alstom’ın çevresel sürdürülebilirliğe önemli bir bağlılığını, özellikle Bilim Temelli Hedefler girişimi (SBTi) tarafından onaylanan sera gazı (GHG) emisyon azaltımı için bilim temelli hedeflerini (SBT’ler) inceliyor. Alstom, ulaşım sektöründe acil bir karbonsuzlaştırma ihtiyacının farkındadır ve küresel ısınmayı sınırlamaya yönelik Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu, iddialı hedefler belirlemiştir. CDP, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeleri, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) işbirliğiyle oluşturulan SBTi tarafından SBT’lerinin onaylanması, Alstom’ın taahhüdünün ve emisyon azaltma stratejisinin titizliğinin bağımsız bir doğrulamasını sağlar. Makale, Alstom’ın hedeflerinin ayrıntılarına, belirleme metodolojisine ve demiryolu sektörünün sürdürülebilirliğe geçişine ilişkin daha geniş sonuçlara inecektir. Ayrıca, bu iddialı hedeflere ulaşmakla ilgili zorlukları ve fırsatları analiz edecek ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının daha geniş bağlamını ele alacaktır.

Alstom’ın Bilim Temelli Hedefleri

Alstom’ın onaylanan SBT’leri, çevresel etkisini azaltmak için sağlam bir yaklaşım sergilemektedir. Şirket, 2019’u baz yıl olarak kullanarak, operasyonlarından kaynaklanan mutlak sera gazı emisyonlarında 2025 yılına kadar %25’lik bir azalma taahhüdünde bulunmuştur. Bu hedef, Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını (şirketin sahip olduğu veya kontrol ettiği kaynaklardan doğrudan emisyonlar ve satın alınan enerjiden dolaylı emisyonlar) kapsamaktadır. Ayrıca, Alstom, 2019 rakamlarına göre, demiryolu taşıtlarının kullanımıyla ilgili Kapsam 3 emisyonlarında (değer zinciri emisyonları) yolcu-kilometre başına %35’lik bir azalma hedeflemektedir. Bu iddialı Kapsam 3 hedefi, ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkisinin ele alınmasına yönelik önemli bir taahhüdü yansıtmaktadır.

SBTi Onayının Önemi

SBTi onayı çok önemlidir, çünkü Alstom’ın hedeflerinin, Paris Anlaşması’nda belirtildiği gibi, küresel ısınmayı 2°C’nin çok altında ve tercihen 1,5°C’de sınırlamak için gereken karbonsuzlaştırma seviyesiyle uyumlu olduğunu göstermektedir. SBTi, SBT’lerin belirlenmesi için titiz bir çerçeve sağlayarak, şirket emisyon azaltma hedeflerinin bilimsel olarak sağlam ve küresel iklim hedeflerine anlamlı bir şekilde katkıda bulunmasını sağlamaktadır. Bu bağımsız doğrulama, güven ve saygınlık oluşturarak, Alstom’ın sürdürülebilirlik çabalarındaki şeffaflık ve hesap verebilirliğe olan bağlılığını göstermektedir. Onay ayrıca, şirketin ilerlemesinin ölçülebileceği ve raporlanabileceği bir kıyaslama noktası sağlar.

Stratejik Etkiler ve Alstom’ın Daha Geniş Sürdürülebilirlik Girişimleri

Alstom’ın SBT’leri izole girişimler değil, bir dizi çevresel hedefi kapsayan daha geniş “Hareket Halindeki Alstom” stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bunlar arasında çözümlerinin enerji tüketiminde %25 azalma, %100 yenilenebilir elektriğe geçiş ve yeni geliştirilen çözümlerin %100’ünün eko-tasarımı yer almaktadır. Bu bütünsel yaklaşım, Alstom’ın tüm değer zincirinde çevreye yönelik sorumluluğuna vurgu yapmaktadır. Bu girişimlerin başarısı, yalnızca çevreye fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda artan oranda sürdürülebilir çözümler talep eden bir pazarda Alstom’ın rekabet avantajını da artıracaktır.

Sürdürülebilirlik Hedeflerine Ulaşmadaki Zorluklar ve Fırsatlar

İddialı olmasına rağmen, Alstom’ın hedefleri önemli zorluklar sunmaktadır. Tüm değer zincirini kapsayan Kapsam 3 emisyonlarında önemli azalmaların sağlanması, ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca tedarikçiler, müşteriler ve diğer paydaşlarla iş birliği gerektirir. Özellikle daha enerji verimli demiryolu taşıtlarının geliştirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının demiryolu işlemlerine entegrasyonu açısından teknolojik yenilikler çok önemli olacaktır. Bununla birlikte, bu zorluklar aynı zamanda yenilik, büyüme ve yeni teknolojiler ile iş modellerinin geliştirilmesi için fırsatları da temsil etmektedir. Bu geçiş, Alstom’in demiryolu sektörünü daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yönlendirmesine, teknolojik gelişmeleri yönlendirmesine ve yeşil mobilite çözümlerinde öncü bir konum oluşturmasına olanak sağlamaktadır.

Sonuç

Alstom’ın iddialı sera gazı emisyon azaltma hedefleri için SBTi onayı alması, çevresel sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığını ve küresel iklim değişikliğiyle mücadelede proaktif rolünü vurgulamaktadır. Hem operasyonel emisyonlara (Kapsam 1 ve 2) hem de değer zincirine (Kapsam 3) odaklanan hedefler, Paris Anlaşması’nın sıkı hedefleriyle uyumlu kapsamlı bir karbonsuzlaştırma yaklaşımını göstermektedir. SBTi tarafından yapılan doğrulama, Alstom’ın stratejisinin titizliğinin ve bilimsel temelini dışarıdan güvence altına almaktadır. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve eko-tasarım içeren şirketin daha geniş sürdürülebilirlik girişimleri, çevreye olan sorumluluğuna olan bağlılığını daha da güçlendirmektedir. Bu iddialı hedeflere ulaşmak önemli zorluklar sunarken, aynı zamanda yenilik için fırsatlar da sunmakta, teknolojik ilerlemeyi teşvik etmekte ve demiryolu sektörü için daha sürdürülebilir bir gelecek şekillendirmektedir. Alstom’ın örneği, ulaşım sektöründeki diğer oyuncuların benzer bilim temelli yaklaşımları benimsemesi, düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırması ve daha sağlıklı bir gezegene katkıda bulunması için güçlü bir teşvik görevi görmektedir.