Avrupa Limanlarında Demiryolu Entegrasyonu: Gelecek
Avrupa limanlarında demiryolu entegrasyonu için %30 hedef, rekabet ve iklim hedefleri için kritik.
“`html
Avrupa Limanlarında Demiryolu Entegrasyonunun Geleceği
Giriş
Avrupa limanlarının rekabet gücünü artırmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için demiryolu taşımacılığının önemi giderek artmaktadır. Community of European Railway and Infrastructure Companies (CER), Avrupa Komisyonu’na yaklaşan Avrupa Liman Stratejisi’nde demiryolu entegrasyonuna öncelik verilmesi çağrısında bulunmaktadır. 27 Haziran 2025’te yayımlanan sektör konum belgesinde, demiryolunun, bağlantıların güçlendirilmesi, ekonomik rekabetin artırılması ve Avrupa Birliği’nin iddialı iklim hedeflerine ulaşılmasında hayati bir rol oynadığı vurgulanmaktadır. Demiryolu işletmelerini, altyapı yöneticilerini ve diğer demiryoluyla ilgili şirketleri temsil eden CER, birçok Avrupa limanındaki düşük demiryolu modası payının bu hedeflere ulaşılmasını engelleyen önemli bir bariyer olduğunu savunmaktadır. Bu makale, CER’in önerilerini, bunların gerekçelerini ve Avrupa demiryolu ve liman endüstrileri üzerindeki potansiyel etkilerini ele alacaktır.
Problem Tanımı: Demiryolu Modası Payının Düşüklüğü
CER’in önerisinin çekirdeği, tüm büyük Avrupa limanlarında en az %30 demiryolu modası payının sağlanmasıdır. Bu iddialı hedef, demiryolunun mevcut varlığının genellikle yetersiz kaldığı gerçeğiyle motive edilmektedir. Hamburg ve Bremerhaven gibi limanlar %30’un üzerinde ve sırasıyla %50’nin üzerinde demiryolu entegrasyonu sergilerken, diğer büyük merkezler geride kalmaktadır. Örneğin, Rotterdam, Antwerp-Bruges ve Valencia gibi limanlar şu anda %10’un altında demiryolu payına sahiptir. Demiryolunun bu şekilde yeterince kullanılmaması, emisyon azaltma, verimlilik ve ekonomik getiri açısından demiryolunun doğal avantajlarından yararlanma fırsatının kaçırılması anlamına gelmektedir. CER’in girişimi, Yeşil Anlaşma’da ayrıntılı olarak yer alan, daha sürdürülebilir ve verimli bir ulaşım sistemine geçiş amacıyla uyum içindedir.
Çözümler: Demiryolu-Liman Bağlantılarının Güçlendirilmesi
CER, demiryoluna öncelik vermeyi savunurken, iklim dostu ve ekonomik avantajları vurgular. Yakın tarihli AB fonlu çalışmalara atıfta bulunarak, demiryolunun, kamyonların elektriklendirilmesi ve diğer yenilikler yoluyla önemli ölçüde daha temiz hale geldiği senaryolarda bile, karayolu taşımacılığından sürekli olarak daha az emisyon ürettiğini ortaya koyar. Ayrıca, verimli lojistik altyapısına yatırım yapmanın ekonomik getirisi de çok yüksektir. CER’e göre, demiryolu-liman bağlantılarına yatırım yapmanın her 1 euro’su, toplumsal değerde 5 euro getiri sağlamaktadır. Bu etkileyici getiri, trafik yoğunluğunun azaltılması, kirlilikten kaynaklanan dış maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi gibi faktörlerden kaynaklanmaktadır. Bu güçlü getiri, hem kamu hem de özel paydaşlar için yatırımı çok cazip hale getirmektedir.
Uygulama Örnekleri: Altyapı Geliştirmeleri ve Fonlama
Bu geçişi kolaylaştırmak için CER, Avrupa Komisyonu için birkaç somut öneri sunmaktadır. Bunlar, basitleştirilmiş işlemler, geliştirilmiş altyapı ve yeterli fonlama içerir. Özellikle, CER, 2028-2034 dönemi için gelecek Çok Yıllık Mali Çerçeve (ÇYÇ) aracılığıyla sağlam bir fonlama önermektedir. Özellikle liman demiryolu entegrasyonu projeleri ve altyapı iyileştirmelerine finansman sağlamak üzere, Connecting Europe Facility (CEF) aracılığıyla 100 milyar euroluk bir tahsis önermektedir. Bu fon, demiryolu hatlarını modernleştirmek, limanlar içinde özel demiryolu terminalleri inşa etmek ve çok modlu lojistik çözümlere yatırım yapmak için hayati önem taşımaktadır. CER ayrıca, demiryolu ve liman tesisleri arasında yüklerin sorunsuz hareketini kolaylaştırmak için düzenleme çerçevelerinin ve basitleştirilmiş işlemlerin önemini vurgulamaktadır. Bu tür önlemler, daha hızlı döngü süreleri ve daha iyi genel verimlilik sağlayacaktır.
Stratejik Özerklik ve Jeopolitik Boyut
Ekonomik ve çevresel hususlar dışında, CER, jeopolitik belirsizlikler bağlamında demiryolu-liman bağlantısının stratejik önemini vurgular. Artan ticaret baskıları ve tedarik zincirlerindeki potansiyel kesintiler çağında, AB’nin kritik liman varlıkları üzerindeki kontrolünü sürdürmek elzemdir. Çeşitli tedarik yolları, güvenilir demiryolu altyapısı ve altyapının sivil ve askeri lojistik için çift kullanımlı olması, Avrupa egemenliğinin temel unsurlarıdır. Limanlarda demiryolunun rolünün güçlendirilmesiyle AB, dış şoklara karşı daha sağlam ve dirençli tedarik zincirleri kurabilir.
Sonuç
Avrupa limanlarında demiryolu entegrasyonuna artan bir talebin çağrısı, Avrupa lojistiğinin geleceği için önemli bir dönüm noktasıdır. Uygulamaya konursa, organizasyonun önerileri, AB’nin ulaşım ağının verimliliğini, sürdürülebilirliğini ve direncini önemli ölçüde artıracaktır. %30’luk bir demiryolu modası payına ulaşılması için yapılan vurgu, AB’nin daha geniş iklim ve ekonomik hedefleriyle uyumlu iddialı ancak ulaşılabilir bir hedeftir. Sektör üzerindeki etkiler çok kapsamlıdır ve potansiyel olarak demiryolu altyapısına, çok modlu terminallere ve liman operasyonlarına yönelik yatırım önceliklerini yeniden şekillendirebilir. Demiryolu sektörü için bu, yeni altyapılara ve teknolojiye yatırım yapmayı, nitelikli işgücü talebini ve yenilikçi yük çözümlerini artırmayı gerektirmektedir. AB’nin Yeşil Anlaşma’ya olan bağlılığı ve stratejik özerkliğe artan odak, CER’in önerilerinin benimsenmesi için güçlü bir itici güç sağlamaktadır. Gelecek, güçlü ve iyi entegre bir demiryolu ağı tarafından desteklenen, daha yeşil, daha rekabetçi ve daha güvenli bir Avrupa Birliği vaadini taşımaktadır.
“`