Dolar 43,4707
Euro 51,2523
Altın 6.505,54
BİST 13.620,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8°C
Yağmurlu
İstanbul
8°C
Yağmurlu
Sal 7°C
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 14°C

İngiltere Hızlı Tren Projesi: Kapsam, Şehirler ve Teknoloji

İngiltere’nin hızlı tren programı (IEP), yeni tren filosu ve altyapı iyileştirmeleriyle demiryolu ağını modernize etmeyi hedefliyor. Kamu-özel ortaklığıyla gerçekleştirilecek olan proje, Birleşik Krallık demiryolu sektörünü dönüştürecek.

İngiltere Hızlı Tren Projesi: Kapsam, Şehirler ve Teknoloji
20 Aralık 2007 15:50

“`html



İngiltere Hızlı Tren Programı: Kapsam, Teknoloji ve Şehirler

İngiltere Hızlı Tren Programı: Kapsam, Teknoloji ve Şehirler

Bu makale, Birleşik Krallık demiryolu altyapısının modernizasyonunda önemli bir girişim olan İngiltere Hızlı Tren Programı’na (IEP – Intercity Express Programme) derinlemesine iniyor. IEP, çeşitli ağ koşullarında çalışabilen yüksek kapasiteli, çok yönlü yeni bir tren filosunun getirilmesiyle uzun mesafeli yolcu tren seyahatinde devrim yaratmayı amaçladı. Kamu-özel ortaklığı (PPP) olarak yapılandırılan bu iddialı proje, sadece demiryolu taşımacılığının üretimi ve tedarikini değil, aynı zamanda 35 yıla kadar uzanan uzun vadeli bakım ve finansal düzenlemeleri de kapsamaktadır. Programın başarısı, birkaç temel amaca bağlıydı: artan yolcu talebini karşılamak için ağ kapasitesini artırmak; gelişmiş konfor ve olanaklar yoluyla genel yolcu deneyimini iyileştirmek; güvenlik standartlarını güçlendirmek; çevresel sürdürülebilirliği teşvik etmek; ve verimli tasarım ve bakım stratejileriyle optimum ömür boyu maliyetlere ulaşmak. Bu makale, projenin kapsamını, teknolojik zorluklarını, altyapısal etkilerini ve Birleşik Krallık demiryolu ağındaki uzun vadeli etkisini inceleyecektir.

Proje Kapsamı ve Ortaklıklar

IEP’nin ölçeği, önde gelen küresel demiryolu üreticilerinden ortak bir çaba gerektiriyordu. Endüstri devleri Siemens ve Bombardier tarafından kurulan Express Rail Alliance, tercih edilen teklifçi olarak ortaya çıktı. Bu ortaklık, projenin karmaşıklığını ve birleştirilmiş bir kaynak ve teknolojik yetenek havuzuna duyulan ihtiyacı yansıtarak iki büyük rakibin uzmanlığını kullandı. Siemens, TransPennine ve Heathrow Express dahil olmak üzere çeşitli hatlarda sözleşmeleriyle Birleşik Krallık pazarında güçlü bir varlık kurmuşken, Bombardier’in katılımı Derby tesisinde Birleşik Krallık merkezli üretim potansiyeli sunuyordu. İlk teklif verme sürecinde, yüksek hızlı demiryolu sektöründe önde gelen bir oyuncu olan Alstom da yer alıyordu, ancak son karardan önce çekildi. Japonya’nın Shinkansen (mermi treni) sistemi ve Birleşik Krallık’ın Javelin filosundaki katılımıyla bilinen Hitachi de teklif vermeye katıldı. Seçim süreci, minimum değişiklikle elektrikli ve elektriksiz hatlarda çalışabilen, Birleşik Krallık’ın çeşitli demiryolu ağına uyarlanabilir bir tren tasarımına duyulan ihtiyacı vurguladı. Seçilen tedarikçi, bu iddialı girişimin gerektirdiği uzun vadeli taahhüdü yansıtan programın ömrü boyunca tasarım, üretim, bakım ve finansmandan sorumlu olacaktı.

Altyapı Gereksinimleri ve Ağ Entegrasyonu

IEP’nin “her yerde çalışabilen” felsefesi, ulusal altyapı işletmecisi Network Rail (NR) için benzersiz zorluklar sundu. Çeşitli tahrik sistemlerine sahip yeni bir tren filosunun getirilmesi, daha uzun IEP trenlerini barındırmak için platform uzunluklarının dikkatlice ele alınmasını, optimal tren kontrolü için sinyalizasyon sistemlerinin yükseltilmesini, elektrikli çekiş için güç yükseltmelerini ve trenlerin değişen ray genişliğine uyum sağlamak için değişiklikleri gerektiriyordu. Bakım tesislerine erişim de stratejik planlama gerektiriyordu. IEP, Doğu Kıyı Ana Hattı (ECML) ve Büyük Batı Ana Hattı (GWML) olmak üzere iki temel güzergahı ilk dağıtım öncelikleri olarak belirledi, ancak tasarım esnekliği, Londra’yı Cambridge, Manchester ve İskoçya’ya bağlayan çeşitli ikincil güzergahlarda da kullanımına olanak sağladı. Sorunsuz çalışmayı sağlamak ve darboğazları önlemek için mevcut altyapı ile dikkatli bir entegrasyon şarttı. IEP, mevcut altyapının yükseltilmesini ve uygulama sırasında kesintileri en aza indirgemek için ayrıntılı planlamayı gerektiriyordu.

Demiryolu Taşımacılığı Özellikleri ve Teknolojik Yenilikler

Ulaştırma Bakanlığı’nın spesifikasyonu (IEP-TECH-REQ-35), yeni demiryolu taşımacılığı için sıkı gereksinimler belirtti. Ana bir yenilik, üç tahrik türünün zorunlu kılınmasıydı: 25 kV AC üstten elektrik, kendi kendine çalışan (dizel) ve iki modlu (hibrit). Bu çok modlu kapasite, Birleşik Krallık’ın çeşitli demiryolu ağına göre çalışmak için çok önemliydi. Minimum filo büyüklüğü 800 ünite olarak tahmin edildi ve çok daha büyük bir siparişin 2000’e ulaşma potansiyeli vardı. Elektrikli varyant, halihazırda üstten hatlarla donatılmış güzergahları hedeflerken, kendi kendine çalışan seçenek, elektriksiz hatlarda çalışan yaşlanan yüksek hızlı dizel trenlerin (HST’lerin) yerini almak üzere tasarlandı. İki modlu kapasite, trenlerin belirli bir yolculuğun farklı bölümlerine uyum sağlayarak elektrik ve dizel güç arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapmasına izin vererek önemli bir esneklik sağladı. Bu tasarım, beklenmedik altyapı kesintilerinin yaşandığı durumlarda bile güzergah planlama ve operasyonel dirençte maksimum esneklik sağladı. Otomatik Uyarı Sistemi (AWS), Tren Koruma ve Uyarı Sistemi (TPWS) ve Avrupa Tren Kontrol Sistemi (ETCS) Seviye 2 uyumluluğu gibi gelişmiş güvenlik sistemlerinin eklenmesi, güvenlik standartlarını ve operasyonel verimliliği artırdı.

Sinyalizasyon, İletişim ve Geleceğe Yönelik Hususlar

Tahrik sisteminin ötesinde, IEP spesifikasyonu sinyalizasyon ve iletişimin önemli yönlerini ele aldı. Trenlerin mevcut tren koruma sistemleriyle (AWS, TPWS ve BR-ATP) ve GSM-R mobil iletişim sisteminin gelecekteki yükseltmeleriyle uyumlu olması gerekiyordu. Teklifçilerin, yolcu bilgi sistemlerini tasarlamaları ve koltuk düzenlemeleri ve kaplama gereksinimlerindeki olası gelecekteki değişiklikleri ele almaları bekleniyordu; bu da demiryolu endüstrisinin dinamik doğasını yansıtıyordu. Bu ileri görüşlü yaklaşım, yolcu talebindeki, operasyonel uygulamalardaki ve teknolojik gelişmelerdeki sürekli değişimi öngörerek, Birleşik Krallık demiryolu sisteminin devam eden evrimini kabul etti. Tasarım sürecinin önemli bir unsuru, her birinin benzersiz kaplama ve marka gereksinimlerine sahip çeşitli tren işletme şirketlerinin (TOC) ihtiyaçlarını ele almayı içeriyordu.

Sonuçlar

İngiltere Hızlı Tren Programı, Birleşik Krallık’ın demiryolu altyapısını modernize etmek için devasa bir çabayı temsil ediyordu. Başarısı, teknolojik yenilik, stratejik ortaklıklar ve titiz altyapı planlamasının karmaşık bir etkileşimine bağlıydı. Tren tahrikine (elektrikli, dizel ve iki modlu) çok modlu bir yaklaşım benimseme kararı, trenlerin ülkenin çeşitli demiryolu ağına etkili bir şekilde çalışmasını sağlayarak, uyum sağlama ve operasyonel direnç konusunda bir bağlılığı vurguladı. Projenin uzun vadeli etkisi, Birleşik Krallık demiryolu manzarasını önümüzdeki on yıllar boyunca şekillendirecek, kapasiteyi artıracak, yolcu deneyimini iyileştirecek ve güvenlik standartlarını ilerletecektir. Yeni teknolojiyi mevcut altyapıyla entegre etmenin sunduğu zorluklar, Network Rail genelinde yükseltmeleri ve planlama çabalarını gerektiriyordu. Programın başarısı, birkaç büyük oyuncunun ortak çabalarına bir kanıttı ve seçilen şirketlerin yeteneklerini vurguladı. Elektrikli, dizel ve iki modlu çalışma kapasitesine sahip IEP trenleri, Birleşik Krallık demiryolu ağı içinde çeşitli güzergahlara etkili bir şekilde hizmet verebilen uyarlanabilir bir çözüm sunmaktadır. Proje için geleceğe yönelik hususlar, potansiyel gelecekteki talep artışlarını ele almak ve demiryolu taşımacılığında ek teknolojik yenilikleri araştırmayı içerebilir. IEP’nin başarısı, demiryolu sektöründe daha fazla yatırım ve ilerleme potansiyeliyle, Birleşik Krallık demiryolu endüstrisinde modernize edilmeye yönelik proaktif bir yaklaşımı göstermektedir.

Proje Özeti

Proje Parametresi Ayrıntılar
Proje Türü Demiryolu Taşımacılığı Tedariki ve Bakımı (Kamu-Özel Ortaklığı)
Proje Süresi 35 yıla kadar
Ana Güzergahlar Doğu Kıyı Ana Hattı (ECML), Büyük Batı Ana Hattı (GWML)
Diğer Güzergahlar Londra-Cambridge-King’s Lynn, Londra-Manchester (Northampton ve Stoke üzerinden), Güneybatı İngiltere-İskoçya (Leeds ve Newcastle üzerinden) ve diğerleri
Tahmini Minimum Filo Boyutu 800 ünite
Potansiyel Maksimum Filo Boyutu 2000 ünite
Tahrik Türleri 25 kV AC elektrikli, dizel, iki modlu (hibrit)

Şirket Bilgileri

Bombardier: Demiryolu teknolojisinde küresel lider, demiryolu taşımacılığı üretimi ve bakım hizmetleri sunmaktadır.

Siemens: Tren ve altyapı tedarik eden, demiryolu endüstrisinde önemli bir varlığı olan çok uluslu bir konglomera.

Alstom: Yenilikçi tren tasarımlarıyla bilinen, yüksek hızlı demiryolu pazarında önemli bir oyuncu.

Hitachi: Yüksek hızlı demiryolu sistemleri de dahil olmak üzere demiryolu teknolojisinde önemli bir varlığı olan Japon çok uluslu bir şirket.

Network Rail (NR): Büyük Britanya’nın demiryolu altyapısını yönetme ve bakımından sorumlu şirket.



“`