Dolar 43,2576
Euro 50,9057
Altın 6.835,39
BİST 12.851,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Cum 12°C
Cts 13°C
Paz 15°C
Pts 16°C

Kopenhag’ın Otomatik S-bane Devrimi: 2038 Vizyonu

Kopenhag’ın Otomatik S-bane Devrimi: 2038 Vizyonu
15 Şubat 2025 10:13



Kopenhag’ın S-bane (banliyö demiryolu) ağına yapılacak önemli bir yükseltme projesi, 2033 yılına kadar tamamen otomatikleştirilmiş bir sisteme dönüştürülmesini hedefliyor. Siemens Mobility tarafından 270 milyon €’luk bir yatırımla gerçekleştirilecek bu iddialı proje, kentsel raylı sistem teknolojisinde önemli bir atılımı temsil ediyor. Önceki işbirliklerinin üzerine inşa edilen bu proje, Kopenhag’ı modern ve otomatikleştirilmiş ulaşım sistemleri için bir model şehir haline getiriyor. Projenin kapsamı, 170 km’lik tüm ağı ve mevcut altyapı ile entegrasyonunu kapsıyor ve dünyanın en büyük ve en karmaşık otomatikleştirilmiş demiryolu sistemlerinden birini yaratacak. Bu proje, sadece otomasyonun ötesine geçerek, yolcu deneyimini, operasyonel verimliliği ve ağın genel direncini etkiliyor. Bu çok aşamalı proje, otomatik tren operasyonuna yönelik artan küresel eğilimi gösteriyor ve bu tür büyük ölçekli uygulamalar için gereken teknolojik karmaşıklıkları ve stratejik planlamayı vurguluyor. Bu makalede, teknolojik gelişmeler, aşamalı uygulama stratejisi ve hem yolcular hem de Kopenhag şehri için beklenen faydalar ele alınacaktır.

Otomatik Tren Operasyonu ve Otomasyon Düzeyi (GoA)

Kopenhag S-bane yükseltmesinin temelini, özellikle Otomasyon Düzeyi 4 (GoA4) olan tamamen otomatik tren operasyonuna geçiş oluşturuyor. GoA, bir demiryolu sistemindeki otomasyon seviyesini tanımlar; GoA4, trenlerin yolculuğun tamamında sürücü olmadan tamamen çalıştığı en yüksek seviyeyi temsil eder. Bu, trenler ve hat kenarı altyapısı arasında sürekli iletişim sağlayan ve hassas tren kontrolü ve konumlandırmaya olanak tanıyan gelişmiş bir İletişim Tabanlı Tren Kontrolü (CBTC) sistemi gerektiriyor. Siemens’in S-bane’deki mevcut CBTC kurulumu, bu yükseltme için sağlam bir temel oluşturuyor, kesintileri en aza indiriyor ve önceki yatırımlardan yararlanıyor. GoA4’ün uygulanması, operasyonel prosedürleri önemli ölçüde etkileyecek, personelin yeniden eğitilmesini ve sorunsuz ve güvenli çalışmayı sağlamak için kapsamlı bir güvenlik değerlendirmesini gerektiriyor.

Aşamalı Uygulama ve Geleceğin S-bane Programı

Yükseltme, Kopenhag Güney (København Syd) ve Hellerup arasında F Hattı ile başlayarak beş aşamada özenle planlanmıştır. Bu aşamalı yaklaşım, mevcut hizmette kesintileri en aza indirirken, her aşamada titiz testler ve sistem entegrasyonu yapılmasına olanak tanıyor. Proje takvimi, 2030 yılı sonuna kadar F Hattı’nda GoA4 yolcu operasyonlarını öngörüyor. Tüm ağ, 2038 yılına kadar, ağ genelinde tam otomasyonun beklendiği zamana kadar, mevcut GoA2 trenlerinin (bazı otomasyon seviyelerine sahip trenler) ve yeni GoA4 trenlerinin bir karışımını kullanacaktır. Bu kademeli geçiş, hem operatörler hem de yolcular için sorunsuz bir geçiş sağlar ve önceki aşamalarda elde edilen gerçek dünya deneyimlerine dayanarak uyarlamalara ve ayarlamalara olanak tanır. “Geleceğin S-bane” programının bir parçası olan genel strateji, yalnızca teknolojik gelişmeleri değil, aynı zamanda yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği de kapsayan bütünsel bir modernizasyon yaklaşımını vurguluyor. Bu dikkatli yaklaşım, büyük ölçekli demiryolu modernizasyon projelerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için bir modeldir.

Teknolojik Gelişmeler ve Altyapı Hususları

Yükseltme sadece yeni yazılımların kurulumundan daha fazlasını içeriyor. GoA4 operasyonunu desteklemek için önemli altyapı değişiklikleri gerekiyor. Bu, sinyalizasyon sistemleri, iletişim ağları ve güç altyapısındaki geliştirmeleri içeriyor. Mevcut altyapı, sorunsuz çalışma sağlamak için yükseltilecek ve yeni sistemlerle entegre edilecektir. Mevcut GoA2 trenlerinin yeni GoA4 sistemiyle entegrasyonu, operasyonel çatışmalardan kaçınmak için dikkatli koordinasyon ve uyumluluk testi gerektiren önemli bir teknik zorluk oluşturuyor. Başarılı uygulama, etkili proje yönetimine, sağlam test prosedürlerine ve Siemens Mobility, Banedanmark (BDK) ve DSB (Danimarka Devlet Demiryolları) arasında sorunsuz işbirliğine büyük ölçüde bağlıdır.

Yolcular ve Şehir İçin Faydalar

Bu yükseltmenin faydaları yalnızca teknolojik gelişmenin ötesine geçiyor. Artan otomasyon, daha yüksek frekansta hizmetlere, iyileştirilmiş zamanlamaya ve rahatsızlıklardan daha hızlı kurtarma sürelerine yol açacaktır. Bu, Kopenhag nüfusunun artan taleplerini karşılayabilen daha güvenilir ve verimli bir toplu taşıma sistemine dönüşüyor. Otomatik çalışma ile artan kapasite ve optimize edilmiş zamanlama, yolcu deneyimini önemli ölçüde iyileştirebilirken, trafik hizmetlerini gerçek zamanlı talebe uyarlama potansiyeli, daha iyi kaynak tahsisine ve azaltılmış operasyonel maliyetlere katkıda bulunur. Hem teknolojiyi hem de yolcu ihtiyaçlarını önceliklendiren bu kapsamlı yaklaşım, sürdürülebilir ve verimli kentsel ulaşımına önemli bir katkı sağlıyor.

Sonuç

Kopenhag S-bane’nin tamamen otomatikleştirilmiş bir GoA4 sistemine yükseltilmesi, kentsel raylı sistem teknolojisinde önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Siemens Mobility’nin Banedanmark (BDK) ve DSB ile işbirliği içinde yaptığı 270 milyon €’luk yatırım, demiryolu altyapısının modernleştirilmesi ve kentsel hareketliliğin iyileştirilmesine olan bağlılığı gösteriyor. F Hattı ile başlayıp 2038 yılına kadar 170 km’lik tüm ağı kapsayan aşamalı uygulama stratejisi, bu kadar büyük ölçekli bir projenin karmaşıklığını yönetmek için pragmatik bir yaklaşımı gösteriyor. Projenin başarısı, titiz planlamaya, verimli proje yönetimine ve yeni ve mevcut sistemlerin sorunsuz entegrasyonuna bağlıdır. Beklenen faydalar – artan kapasite, iyileştirilmiş güvenilirlik, rahatsızlıklardan daha hızlı kurtarma ve geliştirilmiş yolcu deneyimi – Kopenhag’ı otomatikleştirilmiş kentsel raylı sistemlerinde lider bir konuma getiriyor ve toplu taşıma ağlarını iyileştirmeyi amaçlayan diğer şehirler için bir kıyaslama oluşturuyor. Projenin aşamalı uygulamaya odaklanması ve mevcut ve yeni tren teknolojilerinin entegrasyonu, gelecekteki büyük ölçekli demiryolu otomasyon projeleri için değerli bilgiler sunuyor ve başarılı sonuçlar sağlamak için stratejik planlama, teknolojik uzmanlık ve ilgili paydaşlar arasında sağlam bir işbirliği çerçevesinin önemini vurguluyor.