Dolar 43,4784
Euro 51,3672
Altın 6.570,54
BİST 13.620,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8°C
Yağmurlu
İstanbul
8°C
Yağmurlu
Sal 6°C
Çar 13°C
Per 14°C
Cum 14°C

Yeni Zelanda’ya 935 Milyon Dolarlık Demiryolu Devrimi

Yeni Zelanda’ya 935 Milyon Dolarlık Demiryolu Devrimi
1 Aralık 2021 15:01



Yeni Zelanda Demiryolu Ağının Yeniden Canlandırılması: 935 Milyon Dolarlık Yatırım

Yeni Zelanda hükümeti, ulusal demiryolu ağını modernize etmek ve genişletmek için iddialı bir plana girişerek, demiryolu sektörünü canlandırmak amacıyla önemli bir yatırım olan 1,3 milyar Yeni Zelanda doları (yaklaşık 935 milyon ABD doları) ayırdı. 2021 Bütçesinde detaylandırılan bu önemli yatırım, demiryolu sisteminin verimliliğini ve kapasitesini iyileştirmeyi amaçlamanın yanı sıra, ülkenin ekonomik toparlanmasına ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine önemli ölçüde katkıda bulunmayı hedefliyor. Plan, demiryolu araçlarının yükseltmelerini, altyapı iyileştirmelerini ve modernize edilmiş demiryolu atölyelerinin kurulmasını içeren çok yönlü bir yaklaşımı kapsamaktadır. Bu makale, girişimin istihdam yaratma, çevresel sürdürülebilirlik ve Yeni Zelanda’da demiryolu taşımacılığının genel geleceği üzerindeki potansiyel etkisini araştırarak, bu girişimin temel bileşenlerine inecektir.

Demiryolu Araçlarının Modernizasyonu ve Üretimi

Yatırımın büyük bir kısmı, yaklaşık 520 milyon dolar (722,7 milyon Yeni Zelanda doları), lokomotif ve vagonların satın alınması ve yenilenmesine ayrılmıştır. Bu, yaşlanan demiryolu araçlarının daha modern ve verimli ünitelerle değiştirilmesini değil, aynı zamanda yerli üretime doğru stratejik bir geçişi de içermektedir. Dunedin’deki Hillside’da 61,17 milyon dolarlık (85 milyon Yeni Zelanda doları) bir yatırımla desteklenen yükseltilmiş yerli demiryolu atölyelerinin kurulması, bu süreçte önemli bir rol oynayacaktır. Bu tesis, yurtdışı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmanın yanı sıra, yaklaşık 1.500 vagonun yerel olarak montajını kolaylaştıracak, Dunedin’de yaklaşık 445 iş yaratacak ve inşaat ve yapı sektörlerini etkileyerek daha geniş tedarik zincirinde büyümeyi teşvik edecektir. Yerli üretime odaklanma, demiryolu sektöründe ulusal öz yeterliliğe katkıda bulunurken ekonomik büyümeyi teşvik etmektedir.

Altyapı Yükseltmeleri ve Ağ Genişlemesi

Toplam 323 milyon dolarlık (449,9 milyon Yeni Zelanda doları) önemli bir yatırım, kritik altyapı yükseltmelerine ayrılmıştır. Bu, temel hat bakımını ve destekleyici altyapıdaki iyileştirmeleri içerir. Bakımın ötesinde, plan stratejik genişletme projelerini de içermektedir. Önemli girişimler arasında, elektrikli hatların Papakura’dan Pukekohe’ye kadar uzatılması, Auckland Şehir Demiryolu Bağlantısının (CRL) geleceğe yönelik güvencesinin artırılması, Trentham ve Upper Hutt arasındaki demiryolu hattının çift hatlı hale getirilmesi ve Wairoa ile Napier hattının yeniden açılması yer almaktadır. Auckland şebekesine 15 yeni elektrikli trenin eklenmesi ve Wiri’den Quay Park’a üçüncü bir ana hat, yolcu taşımacılığı kapasitesini ve verimliliğini önemli ölçüde artıracaktır. Bu projeler, demiryolu ağının genel kapasitesini ve verimliliğini artırmayı, daha fazla miktarda yük ve yolcunun taşınmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Varlık Bakımı ve Teknolojik Gelişmeler

Plan ayrıca, KiwiRail’in mevcut varlıklarının sürekli bakımı için yaklaşık 62,83 milyon dolar (87,3 milyon Yeni Zelanda doları) ayırmaktadır. Bu, lokomotifler, vagonlar, feribotlar ve bilgi teknolojisi (BT) sistemleri için temel bakımı içerir. Bu proaktif bakım stratejisi, mevcut altyapının güvenilirliğini ve uzun ömrünü sağlamak, operasyonel ömrünü maksimize etmek ve pahalı acil durum onarımlarını en aza indirmek için çok önemlidir. Mevcut varlıkların bakımı ile altyapının modernizasyonuna yatırım yapmak, demiryolu sektöründe uzun vadeli sürdürülebilirliğe kapsamlı bir yaklaşımı vurgulamaktadır.

Çevresel Hususlar ve Ekonomik Faydalar

Tüm canlandırma stratejisi, çevresel sürdürülebilirliği vurgulamaktadır. Elektrikli lokomotiflere geçiş ve demiryoluyla yük taşımacılığının verimliliğinin artması, karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltacaktır. Demiryolu yük taşımacılığının, ağır karayolu yük taşımacılığına kıyasla en az %70 daha az karbon emisyonu ürettiği tahmin edilmektedir. Bu, Yeni Zelanda’nın düşük karbonlu bir ekonomiye olan bağlılığıyla uyumlu olup, demiryolunun sürdürülebilir bir ulaşım biçimi olarak potansiyelini sergilemektedir. Ayrıca, tedarik zincirinde çok sayıda işin yaratılması, altyapı projelerinden gelen ekonomik teşviklerle birleştiğinde, Yeni Zelanda’nın COVID-19 sonrası ekonomik toparlanmasına önemli ölçüde katkıda bulunacaktır. Proje sadece bir altyapı yükseltmesi değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve çevresel sorumluluk için bir katalizördür.

Sonuç

Yeni Zelanda’nın demiryolu ağına yaptığı 1,3 milyar Yeni Zelanda doları yatırım, ulaşım altyapısını modernize etmeye ve ekonomisini canlandırmaya yönelik dönüştürücü bir taahhüdü temsil etmektedir. Demiryolu araçlarının yükseltmelerini, altyapı iyileştirmelerini ve iş yaratmayı içeren bu çok yönlü plan, sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için ikna edici bir vizyon sunmaktadır. Dunedin’deki Hillside Atölyelerinin canlandırılması yoluyla yerli üretime odaklanma stratejisi, yalnızca yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda ülke içinde önemli istihdam fırsatları da yaratır. Demiryolu ağının modernizasyonu ve genişletilmesi, yük ve yolcu taşımacılığı kapasitesini önemli ölçüde artıracak, daha fazla verimlilik sağlayacak ve tıkanıklığı azaltacaktır. Karayolu taşımacılığına kıyasla karbon emisyonlarında önemli bir azalma ile çevresel sürdürülebilirliğe vurgu, Yeni Zelanda’nın düşük karbonlu bir geleceğe olan bağlılığını vurgulamaktadır. Bu girişimin başarısı, etkili proje yönetimine, devlet kurumları ve özel sektör ortakları arasında stratejik işbirliğine ve gelişen ve sürdürülebilir bir demiryolu sisteminin uzun vadeli vizyonuna olan sürekli bağlılığa bağlı olacaktır. Sonuç olarak, bu önemli yatırım, Yeni Zelanda’nın ekonomik rekabet gücünü artırırken daha yeşil ve daha verimli bir ulaşım ortamına katkıda bulunarak önemli bir getiri vaat etmektedir. Demiryolu araçlarına, altyapıya ve bakıma yapılan yatırımın ayrıntılı dökümü, yerli üretim ve çevresel faydalar üzerindeki stratejik vurguyla birlikte, Yeni Zelanda demiryolu sektörünün uzun vadeli başarısı için iyi düşünülmüş ve kapsamlı bir planı sergilemektedir.