Dolar 43,2746
Euro 50,1792
Altın 6.387,33
BİST 12.668,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 4°C
Sal 7°C

UK Özel Demiryolu: COVID-19’un Etkisi

UK Özel Demiryolu: COVID-19’un Etkisi
13 Ocak 2021 16:55


Birleşik Krallık’ta Özel İşletilen Demiryolu Hatlarının Mali Dayanıklılığı: COVID-19 Pandemisinin Etkisi

COVID-19 pandemisinin, Birleşik Krallık’ta özel olarak işletilen ve devlet desteği almayan demiryolu franchise’larının (işletme hakları) sürdürülebilirliği üzerindeki etkisi, kapsamlı bir inceleme gerektiren kritik bir konudur. Bu makale, Grand Central ve Hull Trains’in geçici hizmet kesintilerini ele alarak, yalnızca bilet gelirine bağımlı işletmecilerin mali kırılganlıklarını, kısıtlamalar dönemlerinde dalgalanan yolcu talebinin yarattığı zorlukları ve bu işletme modellerinin Birleşik Krallık demiryolu ağı içindeki geleceği için geniş kapsamlı sonuçları analiz edecektir. Hükümet politikası, yolcu davranışı ve bu özel işletmecilerin mali istikrarı arasındaki etkileşim incelenecek ve öngörülemeyen kamu sağlığı krizleri ve değişen seyahat kalıpları ikliminde, devlet desteği almayan demiryolu hizmetlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliği sorgulamaları yapılacaktır. Sonrasında yapılacak analiz, bu belirsiz durumun karmaşıklığını aydınlatacak ve Birleşik Krallık demiryolu sisteminin direncini ve güvenilirliğini sağlamak için olası çözümler sunacaktır.

Devlet Desteği Olmayan Demiryolu İşletmelerinin Mali Kırılganlığı

Grand Central ve Hull Trains, Birleşik Krallık’taki birçok diğer demiryolu işletmecisinin aksine, devlet desteği almamaktadır. Mali sağlıkları tamamen bilet satışlarına bağlıdır. Bu durum, COVID-19 pandemisi gibi dış şoklara karşı son derece savunmasız hale getirir. Hizmetlerin pandemi başlangıcından bu yana üçüncü kez geçici olarak askıya alınması, bu işletme modelinin içsel istikrarsızlığını vurgular. Kısıtlamalar sırasında yolcu sayılarındaki dramatik azalma, doğrudan felaket niteliğinde bir gelir düşüşüne dönüşerek, bu işletmecileri geçici hizmet kesintileri ve çalışanların geçici işten çıkarılmaları (hükümet desteğiyle geçici işten ayrılmalar) gibi sert önlemler almaya zorlar. Bu bağımlılık, özel olarak işletilen demiryolu hatları için, ciddi ölçüde azalmış talep dönemleri için olası acil durum planlarını da içerebilecek daha sağlam ve dirençli bir mali çerçeve ihtiyacını ortaya koymaktadır. Güvenlik ağının olmaması, bu şirketleri öngörülemeyen koşullara karşı aşırı derecede savunmasız bırakmaktadır.

Kısıtlamaların ve Seyahat Kısıtlamalarının Etkisi

COVID-19 kısıtlamaları önemli seyahat kısıtlamaları getirerek yolcu talebini önemli ölçüde azaltmıştır. En son kısıtlama duyurusundan önce bile, hem Grand Central hem de Hull Trains “yolcu talebinde büyük bir düşüş” bildirmiştir. Yolculuktaki bu önleyici düşüş, hükümet açıklamalarının ve kamu sağlığı endişelerinin seyahat davranışı üzerindeki önleyici etkisini göstermektedir. Virüsün yayılmasını önlemek için uygulanan kısıtlamalar, kaçınılmaz olarak çok daha düşük bilet satışlarına yol açarak, zaten savunmasız olan bu işletmecilerin üzerindeki mali baskıyı artırmıştır. Tekrarlayan kısıtlamaların tekrarlayan hizmet kesintilerine, mali kayıplara ve tekrarlayan işten çıkarmalara yol açtığı bu sorunun döngüsel doğası, uzun vadeli planlama ve yatırım için sürdürülemez bir döngü oluşturmaktadır.

Yolcu İadesi ve İptal Politikaları

Hem Grand Central hem de Hull Trains, hizmet kesintilerinden etkilenenler için yolcu iade politikaları uygulamıştır. Grand Central, müşterileri güncellemeler için web sitelerine yönlendirirken, Hull Trains, planlanan seyahat tarihinden itibaren 28 gün içinde tam para iadesi sunmuştur. Yolcu endişelerine hızlı yanıt verme ve iade ile ilgili şeffaf iletişim, müşteri güvenini korumak ve olumsuz tanıtımı en aza indirmek için çok önemlidir. Bununla birlikte, bu politikalar, zaten azalmış bir gelir döneminde işletmeciler için daha fazla mali harcamayı temsil ederek, bu şirketlerin kendilerini buldukları tehlikeli konumu pekiştirmektedir.

İşletme ve Stratejik Sonuçlar

Hizmetlerin tekrarlanan askıya alınması, Birleşik Krallık’ta özel olarak işletilen, devlet desteği almayan demiryolu hizmetlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda önemli endişeler yaratmaktadır. Öngörülemeyen yolcu talebine bağımlılık, altyapı iyileştirmelerine, demiryolu taşıtlarının bakımına (trenlerin bakımı) ve personel eğitimine uzun vadeli yatırım için uygun olmayan yüksek riskli bir ortam yaratmaktadır. Bu hatların sürekliliği, mevcut düzenleyici çerçevesinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Olası çözümler arasında hükümet destek mekanizmaları, risk paylaşımı ortaklıkları veya gelecekteki kamu sağlığı acil durumlarının öngörülemeyen doğasını karşılamak için franchise ihale sürecinin yeniden değerlendirilmesi yer alabilir. Bu, bu hayati ulaşım bağlantıları için daha büyük mali istikrar ve operasyonel güvenilirlik sağlayacaktır.

Sonuçlar

Grand Central ve Hull Trains’in geçici hizmet kesintileri, Birleşik Krallık’taki özel olarak işletilen, devlet desteği almayan demiryolu şirketlerinin tehlikeli mali durumunu vurgulamaktadır. Bilet satışlarına tam bağımlılıkları, özellikle COVID-19 pandemisi gibi kamu sağlığı krizleri nedeniyle azalmış yolcu talebi dönemlerinde, onları dış şoklara karşı son derece savunmasız hale getirir. Tekrarlayan kısıtlamalar, hizmet kesintileri, mali kayıplar ve tekrarlayan işten çıkarmaların oluşturduğu kısır bir döngü yaratmış ve bu işletmecilerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini tehlikeye atmıştır. Grand Central ve Hull Trains deneyimi, özel olarak işletilen demiryolu hizmetlerini desteklemek için daha sağlam ve esnek bir çerçeve ihtiyacını vurgular. Bu, azalmış talep dönemleri için hükümet sübvansiyonları, acil durum fonları veya özel sektör ve hükümet arasında yenilikçi risk paylaşım modelleri gibi seçeneklerin araştırılmasını içerebilir. Daha dirençli bir mali yapı, yalnızca mevcut hatları korumakla kalmayacak, aynı zamanda demiryolu sektörüne daha fazla yatırım yapmayı teşvik ederek, gelecek için daha güvenilir ve sürdürülebilir bir demiryolu ağı sağlayacaktır. Ayrıca, belirsizlik dönemlerinde yolcu davranışının daha derinlemesine analiz edilmesi, değişken yolcu talebiyle ilgili riskleri daha iyi anlamak ve azaltmak, hem işletmeciler hem de düzenleyici kurumlar tarafından daha etkili uzun vadeli planlama ve kaynak tahsisi sağlamak için çok önemlidir. Sonuç olarak, Birleşik Krallık demiryolu ağının devam eden başarısını ve direncini sağlayan sürdürülebilir çözümler geliştirmek için hükümet, özel işletmeciler ve sektör uzmanlarını içeren işbirlikçi bir yaklaşım şarttır.