Dolar 43,4784
Euro 51,3672
Altın 6.570,54
BİST 13.620,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8°C
Yağmurlu
İstanbul
8°C
Yağmurlu
Sal 6°C
Çar 13°C
Per 14°C
Cum 14°C

LNER’dan EMR’ye HST Transferi: 2019 Vaka Çalışması

LNER’dan EMR’ye HST Transferi: 2019 Vaka Çalışması
25 Kasım 2019 10:51



Bu makale, Birleşik Krallık demiryolu ağında 2019 yılında gerçekleştirilen ve özellikle dokuz Yüksek Hızlı Trenin (HST – High-Speed Train) London North Eastern Railway’den (LNER) East Midlands Railway’e (EMR) devrini ele alan önemli bir raylı araç yeniden tahsisini inceliyor. Bu olay, teknolojik gelişmeler, değişen yolcu talepleri ve franchise anlaşmaları gibi faktörlerden etkilenen demiryolu endüstrisinde filoya yönetim dinamiklerini vurguluyor. Analiz, bu devrin ardındaki nedenleri, LNER ve EMR için olan etkilerini ve Birleşik Krallık demiryolu sistemindeki modernizasyon çabalarının daha geniş bağlamını ele alacaktır. Ayrıca, özellikle hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular (PRM – Passengers with Reduced Mobility) için erişilebilirlikle ilgili olarak, birlikte çalışabilirlik standartlarının rolü ve raylı varlıkların güvenilirliğini ve uzun ömürlülüğünü destekleyen devam eden bakım sözleşmeleri incelenecektir. Bu vaka çalışması, Birleşik Krallık demiryolu sektörünün rekabetçi ortamındaki operasyonel strateji, altyapı yükseltmeleri ve sözleşmesel yükümlülükler arasındaki karmaşık etkileşim hakkında değerli bilgiler sunmaktadır.

LNER’ın HST Filosunun EMR’ye Devri

2019 yılının sonlarında, LNER (London North Eastern Railway), dokuz yenilenmiş HST’yi (Yüksek Hızlı Trenler) EMR’ye (East Midlands Railway) devretti. Bu karar, LNER’ın eski HST’lerini daha yeni ve daha verimli Hitachi Azuma trenleriyle değiştirmeyi içeren filo modernizasyon stratejisinden kaynaklanıyordu. Azuma trenleri, gelişmiş performans, daha yüksek yolcu kapasitesi ve gelişmiş araç içi olanaklar sunarak, LNER’ın üstün bir seyahat deneyimi sağlama taahhüdüyle uyumluydu. Devretme, LNER için hala işlevsel olan HST’lerin hurdaya çıkarılmasının masraflarından kaçınarak maliyet etkin bir çözüm oluşturdu. Bu trenlerin yenilenmiş durumu, yeni raylı araçlar için gerekli olan önemli sermaye yatırımından kaçınarak, EMR için de cazip bir satın alma haline geldi.

EMR’nin Filo Genişlemesi ve Operasyonel İhtiyaçları

EMR için, dokuz LNER HST’nin edinimi, Hitachi’den 33 yeni beş vagonlu şehirlerarası trenin teslimatını beklediği sırada acil operasyonel ihtiyaçları karşılamak için geçici bir çözüm sağladı. Bu aşamalı yaklaşım, Sheffield, Chesterfield, Nottingham, Derby, Leicester, Lincoln, Kettering ve Londra St Pancras’a hizmet veren önemli hatlar da dahil olmak üzere, ağındaki yeterli hizmet seviyelerinin korunmasına olanak sağladı. Hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için Teknik Birlikte Çalışabilirlik Özellikleri (PRM-TSI – Passengers with Reduced Mobility Technical Specifications for Interoperability)’na uygun ek trenler, engelli yolcular için erişilebilirliği iyileştirme konusunda önemli bir adım oldu. Bu geçici önlem, zamanında filo yükseltmelerini tutarlı ve güvenilir hizmetlerin sürdürülmesiyle dengelemenin zorluklarını göstermektedir.

Bakım Sözleşmeleri ve Bombardier’in Rolü

Trenlerin devri, raylı araç bakımının çok önemli rolünü de vurguladı. Bombardier Transportation, EMR Class 222 dizel-elektrikli çoklu ünite (DEMU – diesel-electric multiple unit) trenlerinin bakımı için önemli bir sözleşme imzaladı. Bu sözleşme, uzun vadeli operasyonel güvenilirlik ve güvenliğin sağlanmasının mali önemini vurguladı. Sözleşme, Derby Etches Park deposunda rutin bakım ve Bombardier Crewe’de daha ağır komponent bakımı kapsamındaydı. Bu tür önemli sözleşmeler, demiryolu işletmesindeki devam eden bakımın ekonomik ağırlığını ve uzmanlaşmış uzmanlığın önemini göstermektedir.

Birlikte Çalışabilirlik ve Erişilebilirlik Standartları

EMR tarafından trenlerin edinimi, özellikle PRM-TSI (Hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için Teknik Birlikte Çalışabilirlik Özellikleri) birlikte çalışabilirlik standartlarına giderek artan vurguyu öne çıkarmaktadır. Yeni trenler, bu erişilebilirlik standartlarını karşılamak üzere özel olarak tasarlanmış olup, engelli bireylerin demiryolu sistemini rahat ve güvenli bir şekilde kullanmalarını sağlamaktadır. Bu kapsayıcılığa odaklanma, Birleşik Krallık demiryolu sektöründe evrensel erişilebilirliğe daha geniş bir toplumsal bağlılığı yansıtan önemli bir gelişmedir.

Sonuçlar

2019 yılında dokuz LNER HST’nin EMR’ye devri, Birleşik Krallık demiryolu operasyonlarında stratejik bir değişimi örneklendirmekte olup, demiryolu ağının devam eden modernizasyonunu ve verimli filo yönetiminin önemini yansıtmaktadır. LNER’ın kararı, daha yeni Azuma trenlerinin piyasaya sürülmesiyle motive olurken, EMR, yeni filosunun teslimatını beklediği sırada operasyonel ihtiyaçlarını karşılamak için maliyet etkin bir geçici çözümden yararlanmıştır. Vaka çalışması, filo yenilemesi, bakım sözleşmeleri (önemli Bombardier anlaşması gibi) ve PRM-TSI gibi erişilebilirlik standartlarına uyulması konusundaki giderek artan vurgu arasındaki dinamik etkileşimi altını çizmektedir. Raylı araç edinimine aşamalı yaklaşım, operasyonel ihtiyaçları, mali hususları ve sorunsuz hizmet sunumunu sağlamak için gereken dikkatli planlamayı içeren karmaşık bir yönetim sürecini göstermektedir. Sonuç olarak, bu olay, yolcu deneyimini iyileştirmede, operasyonel verimliliği artırmada ve Birleşik Krallık demiryolu altyapısının genel modernizasyonunu ilerletmede filo optimizasyonunun çok önemli rolünü vurgulamaktadır. Bu tür geçişlerin başarılı bir şekilde uygulanması, ilgili demiryolu operatörlerinin etkili planlama ve uygulama yeteneklerini yansıtmakta olup, gelecekte daha modern ve erişilebilir bir demiryolu sistemine işaret etmektedir.