Dolar 43,2576
Euro 50,9057
Altın 6.835,39
BİST 12.851,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Cum 12°C
Cts 13°C
Paz 15°C
Pts 16°C

Bergen Hafif Raylı Sistemi: Sürdürülebilir Bir Gelecek

Bergen Hafif Raylı Sistemi: Sürdürülebilir Bir Gelecek
8 Eylül 2019 07:09



Bu makale, Norveç’in Bergen kentindeki Hafif Raylı Sistem (Bybanen)’in D14 Mindemyren bölümünün inşası için Hordaland İl Konseyi tarafından NCC (NCC AB) şirketine verilen 900 milyon İsveç Kronu (SEK) (yaklaşık 92,8 milyon ABD Doları) değerindeki sözleşmeyi örnek olay olarak ele alarak, hafif raylı sistem genişletme projelerinin karmaşıklığını derinlemesine inceliyor. Makale, mevcut kentsel ortamlarda bu tür büyük ölçekli altyapı projelerinin lojistik zorluklarına, sürdürülebilir kalkınma hususlarına ve daha geniş kapsamlı etkilerine odaklanacaktır. İlk planlama ve tasarım aşamalarından uygulama ve tamamlanmaya kadar bu girişimlerin çok yönlü doğasını araştıracak, müteahhitler, yönetim organları ve topluluk arasındaki iş birliğinin çok önemli rolünü vurgulayacaktır. Ayrıca, bu tür yatırımların hem doğrudan hem de dolaylı ekonomik etkilerini analiz edecek ve kentsel ulaşım ve sürdürülebilirlik için uzun vadeli faydaları inceleyecektir. Bu tür projelerin başarısı, kentsel mobilite ve sürdürülebilir kalkınmanın geleceği için hayati önem taşıdığından, uygulamalarının inceliklerini anlamak son derece önemlidir.

Sürdürülebilir Altyapı Gelişimi Sağlamak

Bergen Hafif Raylı Sistemi genişlemesi, özellikle D14 Mindemyren bölümü, hafif raylı sistem projelerinde sürdürülebilir altyapı gelişimine verilen artan önemi örneklendirmektedir. Bybanen Utbygging proje yöneticisi Roger Skoglie’nin vurguladığı gibi, NCC’nin sürdürülebilir uygulamalara olan bağlılığı, projenin başarısının çok önemli bir yönüdür. Bu bağlılık, sadece ray hattının inşasından ibaret değildir; inşaat sırasında çevresel etkiyi en aza indirmeyi, çevre dostu malzemeleri kullanmayı ve sistemin çalışmasının uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamayı kapsar. Bu, enerji verimliliği, atık yönetimi ve hafif raylı sistemin daha geniş kentsel peyzajına entegrasyonu ve bununla birlikte oluşabilecek olumsuz etkilerin en aza indirilmesi ve olumlu çevresel etkiyi maksimize etmeyi dikkatlice ele almayı içerir.

Lojistik Zorluklar ve Proje Yönetimi

Mevcut bir kentsel ortamda 1.500 metrelik bir hafif raylı sistem bölümünün inşa edilmesi önemli lojistik zorluklar sunmaktadır. Etkin proje yönetimi çok önemlidir. Mevcut altyapının değiştirilmesi, ray hattı boyunca yeni yol ağlarının inşa edilmesi ve mevcut ulaşım sistemleriyle işbirliğinin koordine edilmesi, titiz bir planlama ve uygulama gerektirir. 2022 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanmayı hedefleyen proje takvimi, beklenmedik hava koşulları veya kazı sırasında beklenmedik yer altı sorunları gibi öngörülemeyen durumların neden olabileceği gecikmeleri azaltmak için verimli kaynak tahsisi ve sağlam olasılık planlaması gerektirir. Başarılı tamamlanma, NCC, Bybanen Utbygging ve diğer paydaşlar arasında yetenekli iletişim ve işbirliğine bağlıdır.

İş Birliği ve Uzun Vadeli Ortaklıklar

NCC’nin 2008 yılından bu yana birlikte gerçekleştirdikleri on birinci proje olan Bybanen Utbygging ile olan uzun süredir devam eden ilişkisi, güçlü işbirlikçi ortaklıklar kurmanın değerini vurgular. Bu yerleşik ilişki, güveni teşvik eder ve verimli iletişimi kolaylaştırır, daha sorunsuz bir proje yürütülmesine yol açar. NCC tarafından sunulan ayrıntılı proje uygulama planı, iş birliğine ve risk yönetimine proaktif bir yaklaşımı göstermektedir. Bu işbirlikçi yaklaşım, doğrudan proje ekibinin ötesine uzanır ve inşaat sırasında herhangi bir olumsuz etkiyi azaltmak ve genişletilmiş hafif raylı sistemin kent dokusuna sorunsuz bir şekilde entegre edilmesini sağlamak için yerel topluluklar ve işletmeler ile etkileşimi kapsar.

Ekonomik Etki ve Geleceğe Yönelik Etkiler

D14 Mindemyren bölümüne yapılan 900 milyon SEK yatırım, bölgeye önemli bir ekonomik katkı sağlamaktadır. Proje, inşaat yoluyla doğrudan ve ilgili sektörler aracılığıyla dolaylı olarak çok sayıda iş yaratmaktadır. Genişletilmiş hafif raylı sistem ağı tarafından sunulan gelişmiş toplu taşıma, yerel ekonomi üzerinde olumlu etkiler yaratacak, işletmeler için erişilebilirliği iyileştirme ve toplu taşıma hizmetlerinden daha iyi yararlanan bölgelerde mülk değerlerini artırma potansiyeline sahiptir. Dahası, özel araçlara olan bağımlılığın azaltılması, daha düşük karbon emisyonlarına ve daha iyi hava kalitesine katkıda bulunur; bu da uzun vadeli sağlık ve çevresel faydalar sağlar.

Sonuçlar

Bergen Hafif Raylı Sistemi’nin D14 Mindemyren bölümüne ilişkin NCC sözleşmesi, başarılı hafif raylı sistem genişletme projelerinin temel yönlerini vurgulamaktadır. Projenin başarısı, titiz planlama, etkili proje yönetimi, sürdürülebilir uygulamalara bağlılık ve müteahhit (NCC), müşteri (Bybanen Utbygging) ve diğer paydaşlar arasında güçlü işbirlikçi ortaklıklar dahil olmak üzere çok sayıda faktöre bağlıdır. Önemli yatırım, yalnızca bölgenin ulaşım altyapısındaki bir yükseltmeyi değil, aynı zamanda sürdürülebilir kentsel gelişime olan bağlılığı da göstermektedir. Verilen süre ve bütçe içinde bu projenin başarılı bir şekilde tamamlanması, yoğun nüfuslu kentsel alanlarda benzer büyük ölçekli altyapı projelerinin uygulanabilirliğini gösterecektir. Ayrıca, proje, ekonomik büyümeyi çevresel sürdürülebilirlik ve topluluk katılımı ile dengelemenin önemini vurgulayarak, gelecekteki hafif raylı sistem genişletmeleri için bir model görevi görmektedir. Geliştirilmiş toplu taşıma, azaltılmış çevresel etki ve teşvik edilen ekonomik faaliyetler gibi uzun vadeli faydalar, ilk yatırım maliyetlerinden çok daha fazladır. Bu projeden elde edilen deneyim, gelecekteki kentsel ulaşım stratejilerinin şekillenmesinde dünya çapında paha biçilmez olacaktır. Sürdürülebilir kalkınmaya odaklanma, altyapı planlamasında önemli bir değişimi, basit inşaattan çevre açısından sorumlu ve sosyal açıdan yararlı sistemler oluşturmaya doğru bir değişimi altını çiziyor.